Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat Kriterleri (2026)
16 Temmuz 2026
Boşanma süreci eşler için hem psikolojik hem de ekonomik olarak zorlu bir dönemdir. Bu süreçte eşlerin gelecek güvencelerini sağlamak adına yaptıkları nafaka artışı hesaplama işlemleriyle birlikte, boşanmada maddi ve manevi tazminat talepleri de en çok hukuki çekişmeye konu olan alanların başında gelir. Tazminat haklarının kazanılması veya tamamen kaybedilmesi, eşlerin boşanmaya yol açan olaylardaki kusur oranlarına bağlıdır.
Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 174. maddesinde düzenlenen boşanma tazminatları, boşanmaya sebep olan olaylarda kusuru olmayan ya da karşı tarafa göre daha az kusurlu olan eşi korumayı amaçlar.
2. Maddi ve Manevi Tazminat Şartları Nelerdir? (TMK m. 174)
Kanun koyucu maddi ve manevi tazminat talepleri için iki ayrı koşul öngörmüştür:
- Maddi Tazminat (TMK 174/1): Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan talep edebileceği tazminattır. Örneğin, eşinin sigortasından faydalanma, miras hakkını kaybetme veya ev hanımı olarak evlilik birliğine yaptığı emek katkısının yok olması maddi tazminat gerekçesidir.
- Manevi Tazminat (TMK 174/2): Boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan talep edebileceği tazminattır. Aldatılma, fiziksel veya psikolojik şiddet görme, hakarete uğrama manevi tazminat gerekçeleridir.
3. Yargıtay'ın En Katı Bariyeri: Eşit Kusur Halinde Tazminat Alınabilir mi?
Boşanma tazminatı alabilmenin en temel kuralı, tazminat talep eden tarafın diğer taraftan daha az kusurlu olmasıdır. Eğer eşler boşanmaya yol açan olaylarda eşit derecede kusurlu kabul edilirse, mahkeme her iki tarafın da tazminat taleplerini reddetmek zorundadır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin E. 2014/1497 - K. 2014/11762 sayılı emsal kararı bu duruma çok net bir örnektir:
'Yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı kocanın eşi ile ilgilenmeyip vaktini kendi ailesiyle geçirdiği, davalı kadının ise eşine hakaret ettiği anlaşılmaktadır. Eşlerin bu kusurlu davranışları dikkate alındığında boşanmaya neden olan olaylarda eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekir. Eşit kusur halinde maddi ve manevi tazminata karar verilemez (TMK m. 174/1-2). Mahkemece erkeğin daha ağır kusurlu olduğu kabul edilerek kadın yararına tazminata hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.'
Bu karar doğrultusunda, bir eşin ilgisizliği ile diğer eşin hakareti mahkemece 'denk kusur' sayılmış ve ağır basan bir kusur olmadığı için tazminat talebi reddedilmiştir.
4. Tazminat Miktarı Nasıl Hesaplanır?
Kanunda tazminat miktarları için sabit bir tarife veya formül bulunmamaktadır. Hakim, her somut olayın kendine has özelliklerine göre takdir yetkisini kullanır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin E. 2012/12613 - K. 2012/16772 sayılı emsal kararı uyarınca, tazminat miktarı belirlenirken şu kriterler dikkate alınır:
- Kusur Dereceleri: Tarafların evlilik birliğini sarsan davranışlarındaki kusur oranı,
- Ekonomik ve Sosyal Durum (SED): Eşlerin gelirleri, mal varlıkları, meslekleri ve yaşam standartları,
- Paranın Satın Alma Gücü: Ülkenin ekonomik koşulları ve enflasyon oranları,
- Kişilik Haklarına Yapılan Saldırının Ağırlığı: Manevi olarak çekilen acı, elem ve kederin boyutu,
- TMK m. 4 Hakkaniyet İlkesi: Tazminatın bir tarafı zenginleştirmeyecek, diğer tarafı da mahvetmeyecek düzeyde dengeli olması.
5. Zamanaşımı Süresi Ne Kadardır?
Boşanmanın eki niteliğinde olan maddi ve manevi tazminat talepleri, boşanma davası devam ederken istenebileceği gibi boşanma kararı kesinleştikten sonra da talep edilebilir.
- Zamanaşımı Süresi: Boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren 1 yıldır (TMK m. 178). Bu süre geçtikten sonra açılan davalar zamanaşımı nedeniyle reddedilir.
Kusur tespiti ve tazminat miktarlarının belirlenmesi tanık beyanları, sosyal medya kayıtları ve SED raporları gibi çok yönlü delil değerlendirmesi gerektirir. Boşanma davasında haklıyken haksız veya eşit kusurlu duruma düşmemek ve hak ettiğiniz tazminatı alabilmek için sürecin uzman bir boşanma avukatı ile yürütülmesi tavsiye edilir.
— Av. Mert Atış