Tüm Makalelere Dön

Kasten Yaralama Suçu (TCK 86, 87) ve Meşru Müdafaa / Haksız Tahrik İndirimi

24 Ağustos 2026

Özet & Hukuki Çıkarım:
  • Kasten yaralama suçu (TCK m. 86, 87), kişinin vücut dokunulmazlığına, sağlığına veya algılama yeteneğine zarar verilmesiyle oluşur; eylemin ağırlığına, silah kullanılıp kullanılmamasına ve mağdurun niteliğine göre ceza miktarı ciddi oranda değişir.
  • Meşru müdafaa (TCK m. 25), kişiye veya başkasına yönelik haksız bir saldırıyı eşzamanlı ve orantılı şekilde defetme hakkı verir ve şartları oluştuğunda sanık hakkında beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesini sağlar.
  • Haksız tahrik (TCK m. 29) durumunda ise, eylem mağdurdan kaynaklanan haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında işlenirse sanığın cezasından belli oranlarda indirim yapılır; kavganın kimin tarafından başlatıldığı belirsizse şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği asgari tahrik indirimi uygulanır.

Kişilerin fiziksel bütünlüklerinin, vücut dokunulmazlıklarının ve beden sağlıklarının korunması ceza hukukunun en temel amaçlarındandır. Bireylerin can ve vücut bütünlüğü anayasal güvence altında olup, bu hakka yönelik her türlü haksız fiil ve saldırı ceza yaptırımına bağlanmıştır. Bu kapsamda, Türk Ceza Kanunu’nun 86. ve 87. maddelerinde düzenlenen kasten yaralama suçu, yargı pratiğinde ve adli mercilerde en sık karşılaşılan suç tiplerinden biridir.

1. Kasten Yaralama Suçu (TCK m. 86) Nedir? Basit Tıbbi Müdahale ile Giderilebilen (BTM) ve Giderilemeyen Yaralama Ayrımı ve Cezaları

Kasten yaralama suçu, TCK m. 86/1’de "Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." şeklinde tanımlanmıştır. Suçun maddi unsuru; vücuda acı vermek, sağlığı bozmak veya algılama yeteneğini bozmaktır.

Yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisine göre suçun temel şekli veya daha hafif / ağır şekli gündeme gelir. Eğer kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisi basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafifse (BTM), mağdurun şikayeti üzerine, dört aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur (TCK 86/2). Basit tıbbi müdahale, yaralanmanın ciddiyetinin düşük olduğu, dikiş, ameliyat gerektirmeyen sıyrık, hafif kızarıklık, küçük morluklar gibi durumları ifade eder. BTM ile giderilemeyen durumlarda ise temel ceza TCK 86/1 uyarınca 1 yıldan 3 yıla kadar hapistir.

2. Nitelikli Kasten Yaralama Halleri (TCK m. 86/3): Silahla, Üstsoy/Altsoy/Eşe, Kendini Savunamayacak Kişiye, Kamu Görevlisine Karşı İşlenmesi

Suçun bazı şekillerde işlenmesi halinde ceza yarı oranında artırılır (TCK 86/3). Bu nitelikli haller şunlardır:

  • Üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı işlenmesi: Aile içi şiddetin önlenmesi amacıyla bu kişilere karşı işlenen yaralama suçları ağırlaştırılmıştır.
  • Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı: Çocuklar, yaşlılar, ağır hastalar veya zihinsel engelliler bu kapsamdadır.
  • Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle: Memura, öğretmene, polise, sağlık çalışanına görevi sebebiyle yapılan saldırılar.
  • Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle: Kamu görevlisinin orantısız güç kullanımı veya yetki aşımı suretiyle yaralama eylemi.
  • Silahla işlenmesi: Tabanca, bıçak, sopa, demir çubuk, hatta bazı durumlarda taş bile "silah" sayılmakta ve ceza artırımına sebep olmaktadır.
  • Canavarca hisle işlenmesi.

3. Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama (TCK m. 87): Organ/Duyu İşlevinin Yitirilmesi/Zayıflaması, Yüzde Sabit İz, Kemik Kırığı ve Hayati Tehlike Halleri

Kasten yaralama suçunun sonucunda TCK 87'de sayılan ağır neticelerden biri meydana gelirse, sanığa verilecek ceza önemli ölçüde artırılır:

  • Kasten yaralama fiili, mağdurun duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına, konuşmasında sürekli zorluğa, yüzünde sabit ize, yaşamını tehlikeye sokan bir duruma, gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına neden olmuşsa, TCK 86. maddeye göre belirlenen ceza, bir kat artırılır (TCK 87/1).
  • Kasten yaralama fiili, mağdurun iyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine, duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine, konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına, yüzünün sürekli değişikliğine, gebe bir kadının çocuğunu düşürmesine neden olmuşsa, TCK 86. maddeye göre belirlenen ceza, iki kat artırılır (TCK 87/2).
  • Kemik kırığı veya çıkığı: Kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması halinde, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre, belirlenen ceza yarısına kadar artırılır (TCK 87/3).
  • Kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse (kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma), TCK m. 87/4 uyarınca 8 ilâ 18 yıl arasında (nitelikli hallerde 12-18 yıl) hapis cezasına hükmolunur.

4. Meşru Müdafaa (TCK m. 25): Haksız Saldırı, Eşzamanlılık, Orantılılık Kriteri ve Beraat Kararı

Meşru müdafaa (haklı savunma), bir kimsenin kendisine veya başkasına yönelmiş, gerçekleşen veya gerçekleşmesi muhakkak olan haksız bir saldırıyı, o andaki hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlediği fiillerdir. TCK m. 25 uyarınca, meşru savunma halinde işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.

Meşru savunmanın şartları şunlardır:

  • Ortada haksız bir saldırı bulunmalıdır.
  • Saldırı kişinin veya bir başkasının hakkına (hayat, vücut bütünlüğü, malvarlığı) yönelik olmalıdır.
  • Savunma eşzamanlı olmalıdır. (Geçmiş veya henüz tehlike arz etmeyen gelecekteki bir saldırıya karşı meşru müdafaa olmaz.)
  • Savunma, saldırı ile orantılı olmalıdır.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/18012, K. 2023/5413 sayılı kararında meşru müdafaa sınırlarını şu şekilde çizmiştir: "...Katılanın fiilen saldırması üzerine sanığın bu haksız saldırıyı defetmek amacıyla eşzamanlı ve orantılı karşı koyması eyleminde TCK 25 meşru savunma şartları oluştuğundan sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığı / beraat kararı verilmelidir..."

5. Haksız Tahrik İndirimi (TCK m. 29): İlk Haksız Hareket Kuralı ve Kavganın Kim Tarafından Başlatıldığının Belirlenememesi Durumu

Kişinin haksız bir fiilin kendisinde meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işlemesi halinde, TCK m. 29 uyarınca "haksız tahrik" indirimi uygulanır. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine 18-24 yıl, müebbet hapis yerine 12-18 yıl, diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.

Haksız tahrik indiriminin uygulanabilmesi için ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının tespiti büyük önem taşır. Ancak uygulamada sıkça karşılaşıldığı üzere, karşılıklı kavgada ilk kimin vurduğu her zaman tespit edilemeyebilir.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2022/14476, K. 2023/2513 sayılı ilamında bu konuyu şöyle netleştirmiştir: "...Kim tarafından başlatıldığı tespit edilemeyen karşılıklı kavga sırasında eylemin gerçekleştirilmiş olması halinde, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanık lehine TCK'nin 29. maddesi uyarınca asgari oranda (%25) haksız tahrik indirimi uygulanması zorunludur..."

Öte yandan, tahrik hükümlerinin uygulanması için mutlaka bir haksız fiilin bulunması şarttır. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2023/3378, K. 2023/5257 sayılı kararında: "...Mağdurdan kaynaklanan haksız tahrik oluşturacak herhangi bir haksız davranış veya saldırı bulunmaması karşısında, sanık hakkında haksız tahrik hükümleri uyarınca ceza indirimi uygulanması kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir..." diyerek bu konudaki sınırı vurgulamıştır.

6. Şikayet Süresi (6 Ay - Basit Yaralama), Uzlaştırma Kapsamı (TCK 86/1-2), Görevli Mahkeme (Asliye Ceza / Ağır Ceza) ve Adli Muayene Raporunun (Kat'i Rapor) Önemi

  • Şikayet Süresi: TCK m. 86/2 kapsamındaki basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek kasten yaralama suçları (nitelikli haller hariç) şikayete tabidir. Şikayet süresi fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren 6 aydır. Diğer kasten yaralama suçları ise re'sen soruşturulur.
  • Uzlaştırma: TCK 86/1 ve 86/2 (nitelikli haller hariç) ile TCK 88 (taksirle yaralama) kapsamındaki suçlar uzlaştırma kapsamındadır. Ancak suçun nitelikli halleri veya 87. maddede belirtilen neticesi sebebiyle ağırlaşmış haller uzlaşmaya tabi değildir.
  • Görevli Mahkeme: Kasten yaralama davalarına kural olarak Asliye Ceza Mahkemeleri bakar. Ancak, kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse (TCK 87/4) veya eylem kasten öldürmeye teşebbüs boyutundaysa görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesidir.
  • Adli Muayene Raporu: Kasten yaralama davalarında en önemli delil doktor raporlarıdır (kat'i rapor). Yaranın BTM ile giderilip giderilemeyeceği, kemik kırığı olup olmadığı, yüzde sabit iz kalıp kalmadığı tamamen uzman hekim raporlarıyla belirlenir.

Sıkça Sorulan Sorular (FAQ)

1. Birine tokat atmak kasten yaralama mıdır?
Evet. Birine tokat atmak, acı veren ve onur kırıcı bir eylem olduğundan kasten yaralama suçu kapsamında değerlendirilir. Genellikle basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte (TCK 86/2) kabul edilir ve şikayete tabidir.

2. Kavga sırasında bana silah çeken birini bıçaklarsam meşru müdafaa olur mu?
Olayın oluş şekline göre meşru müdafaa (TCK 25) gündeme gelebilir. Ancak savunmanın saldırı ile orantılı olması gerekir. Sizi hayati tehlikeye sokacak haksız ve ani bir silahlı saldırıyı defetmek için zorunlu olarak ve orantılı bir şekilde karşılık vermeniz halinde meşru savunma kabul edilip beraat kararı verilebilir.

3. Kasten yaralama suçu uzlaşmaya tabi midir?
Suçun basit şekli (TCK 86/1 ve 86/2) uzlaşmaya tabidir. Fakat suçun silahla, eşe karşı veya diğer nitelikli hallerle işlenmesi durumunda uzlaşma hükümleri uygulanamaz.

4. Kasten yaralamada hapis cezası adli para cezasına çevrilebilir mi?
Verilen hapis cezası 1 yıl veya daha az ise kural olarak adli para cezasına çevrilebilir. Ayrıca şartları oluşmuşsa Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı da verilebilir.

5. Yüzde sabit iz nedir ve cezaya etkisi nedir?
Yüzde sabit iz, yaralama eylemi sonrasında mağdurun yüzünde kalıcı bir deformasyon, iz veya leke kalmasıdır. TCK m. 87/1-c veya 87/2-d maddeleri uyarınca, bu durum suçun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hali olarak kabul edilir ve failin cezası ciddi oranlarda artırılır. İz derecesinin tespiti Adli Tıp Kurumu raporuyla yapılır.

— Av. Mert Atış

Bu makaleyi paylaşmak ister misiniz?