Tüm Makalelere Dön

Nafaka Artırım Davası Nasıl Açılır? Şartları ve Süreci (2026)

4 Temmuz 2026

Boşanma davası sonrasında hükmedilen yoksulluk veya iştirak nafakası, zamanla enflasyon karşısında eriyebilmekte ve yetersiz kalabilmektedir. Bu durumlarda, değişen ekonomik koşullar ve ihtiyaçlar doğrultusunda nafaka artışı hesaplama yapılarak nafakanın güncellenmesi için açılan davaya nafaka artırım davası denir.

Nafaka miktarları boşanma sırasında belirlenirken o günün şartları esas alınır. Ancak yıllar içinde paranın satın alma gücünün düşmesi, çocuğun büyümesiyle birlikte eğitim ve bakım masraflarının artması veya nafaka yükümlüsünün gelirinin ciddi oranda yükselmesi gibi hallerde eski nafaka miktarı adaletsiz bir durum yaratır. İşte bu dengesizliği gidermek amacıyla Türk Medeni Kanunu taraflara nafakanın artırılmasını talep etme hakkı tanımıştır.

2. Nafaka Artırım Davasının Yasal Şartları (TMK m. 176/4 ve m. 331)

Bir nafaka artırım davasının mahkemece kabul edilebilmesi için kanunun aradığı temel şartlar şunlardır:

  • Nafakanın Yetersiz Kalması (İhtiyaçların Artması): Müşterek çocuğun büyümesi, okula başlaması, kurs veya sağlık giderlerinin artması iştirak nafakasının artırılması için en önemli gerekçedir. Yoksulluk nafakasında ise nafakayı alan eşin kronik bir rahatsızlığının ortaya çıkması veya asgari geçim giderlerinin karşılanamaz hale gelmesi örnek gösterilebilir.
  • Tarafların Mali Durumlarının Değişmesi: Nafaka borçlusunun (ödeyen tarafın) gelirinin artması, terfi etmesi veya yeni mal varlığı edinmesi hakkaniyet gereği nafakanın da artırılmasını gerektirir.
  • Öngörülemeyen Olağanüstü Gelişmeler: Ülkedeki yüksek enflasyon oranı veya paranın alım gücünün olağanüstü düşmesi, Yargıtay tarafından doğrudan bir artış sebebi olarak kabul edilmektedir.
  • Haklı Bir Nedenin Varlığı: TMK m. 331 uyarınca durumun değişmesi halinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya kaldırır.

3. Yargıtay'ın Emsal Kararı: Gelecek Yıllar İçin Artış Endeksi (ÜFE Oranı)

Nafaka artırım davalarında en kritik konulardan biri de hâkimin sadece dava tarihi için değil, gelecek yıllar için de otomatik bir artış oranı belirleyip belirleyemeyeceğidir. Yargıtay, tarafların her yıl yeniden dava açıp yıpranmasını önlemek adına, gelecek yıllar için artış hükmü kurulmasını zorunlu görmekle birlikte bu artışın oranını sınırlandırmıştır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin E. 2016/15719 - K. 2017/4200 sayılı emsal kararı uyarınca:

"Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarına göre, mahkemece gelecek yıllar için de nafaka artışına hükmedilmişse de, bu artışın TÜİK’in yayınladığı ÜFE (Üretici Fiyat Endeksi) oranında olması gerekmektedir. Mahkemece gelecek yıllar için TEFE-ÜFE veya sabit bir yüzde (%20, %30 gibi) üzerinden artışa karar verilmesi doğru değildir."

Bu içtihat doğrultusunda, günümüzde aile mahkemeleri nafaka kararı verirken genellikle "her yıl TÜİK'in belirlediği ÜFE (veya güncel uygulamalarda TÜFE 12 aylık ortalaması) oranında artırılmasına" hükmetmektedir.

4. Nafaka Artırım Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

  • Görevli Mahkeme: Diğer tüm aile hukuku uyuşmazlıklarında olduğu gibi nafaka artırım davalarında da görevli mahkeme Aile Mahkemesi'dir. Aile Mahkemesi'nin bulunmadığı adliyelerde ise dava Asliye Hukuk Mahkemesi'nde (Aile Mahkemesi sıfatıyla) açılır.
  • Yetkili Mahkeme: TMK m. 177 uyarınca nafaka alacaklısının (yani nafakayı talep eden/alan tarafın) yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Bu durum, nafakayı alan tarafın (genellikle velayeti elinde bulunduran anne ve çocuğun) ulaşımdaki ve yasal süreçlerdeki mağduriyetini önlemek amacıyla getirilmiş çok önemli bir yasal kolaylıktır.

5. Dava Süreci ve Hukukçu Desteğinin Önemi

Nafaka artırım davalarında zamanaşımı süresi bulunmamaktadır; yani boşanma kesinleştikten sonra şartlar oluştuğu sürece her zaman açılabilir. Ancak davanın açılmasıyla birlikte karşı tarafın güncel mali durumu (SED araştırması), banka hesap hareketleri, tapu ve araç kayıtları mahkeme kanalıyla celp edilmelidir.

Talep edilen nafaka miktarının hakkaniyete uygun gerekçelerle temellendirilmesi, çocuğun okul ve gelişim giderlerinin faturalandırılarak dosyaya sunulması ve davanın en kısa sürede sonuçlanması için sürecin deneyimli bir boşanma ve aile hukuku avukatı ile takip edilmesi hak kayıplarını engelleyecektir.

— Av. Mert Atış

Bu makaleyi paylaşmak ister misiniz?