Tüm Makalelere Dön

Vasiyetnamenin İptali Davası Nasıl Açılır? Şartları (2026)

15 Temmuz 2026

Mirasbırakanların vefatından sonra geride bıraktıkları malların paylaşımı sıklıkla uyuşmazlıklara yol açmaktadır. Yasal mirasçıların haklarını tespit etmek üzere yapılan miras payı hesaplama işlemleri sırasında, ölen kişinin hayattayken hazırladığı bir vasiyetname ortaya çıkabilmekte ve bu durum yasal mirasçıların paylarını önemli ölçüde zedeleyebilmektedir. Vasiyetnamenin adaletsiz veya hukuka aykırı olduğunu düşünen mirasçılar, vasiyetnamenin iptali davası açarak bu tasarrufu hükümsüz kılabilmektedirler.

Türk Medeni Kanunu (TMK) uyarınca, vasiyetnamenin iptal edilmesi her durumda mümkün olmayıp, kanunda sınırlı olarak sayılan belirli iptal sebeplerinin (TMK m. 557) mahkeme huzurunda kanıtlanması gerekir.

2. Vasiyetnamenin İptali Sebepleri Nelerdir? (TMK m. 557)

Bir vasiyetnamenin iptal edilebilmesi için şu dört temel sebepten birinin varlığı şarttır:

  1. Ehliyetsizlik (Akli Meleke Yokluğu): Vasiyetname yapıldığı sırada mirasbırakanın fiil ehliyetinin (ayırt etme gücünün) bulunmaması durumudur. Yaşlılık, demans, alzheimer gibi akıl hastalıkları bu kapsama girer.
  2. İrade Sakatlığı (Hile, Tehdit, Korkutma): Vasiyetnamenin yanılma, aldatma (hile), korkutma (tehdit/ikrah) veya zorlama sonucunda yaptırılmış olmasıdır.
  3. Hukuka veya Ahlaka Aykırılık: Tasarrufun içeriğinin, bağlandığı koşulların veya yüklemelerin kanunun emredici hükümlerine ya da ahlaka aykırı olmasıdır.
  4. Şekil Noksanlığı: Vasiyetnamenin kanunda öngörülen resmi veya el yazısı şekil şartlarına uyulmadan yapılmış olmasıdır (Örn: Resmi vasiyetnamede iki tanığın bulunmaması veya tarihin eksik yazılması).

3. Akli Ehliyet ve Tehdit İddialarında Yargıtay Yaklaşımı

Uygulamada vasiyetnamenin iptali davalarının büyük bir kısmı 'murisin bilincinin yerinde olmadığı' veya 'baskı altında imzaladığı' iddialarına dayanır. Yargıtay bu iddiaların tespiti için objektif tıbbi verilere ve somut olgulara bakar.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 04.02.2026 tarihli ve E. 2025/2888 - K. 2026/577 sayılı en güncel emsal kararı uyarınca:

'Vasiyetname düzenlendiği tarihte murisin fiil ehliyetine sahip olduğunu teyit eden Adli Tıp Kurumu (ATK) raporu mevcutsa; ayrıca muris hayattayken açılan kısıtlama davasında hakime "vasiyetnameyi kendi özgür irademle yaptım, kimseden baskı görmedim" şeklinde beyanda bulunmuşsa, davacı tarafın soyut manevi baskı (ikrah) iddialarına dayanan iptal talebinin reddi gerekir.'

Bu karar doğrultusunda, resmi hekim raporlarıyla akli dengesi yerinde olduğu kanıtlanmış bir murisin vasiyetnamesini 'bana baskı yapıldı' iddiasıyla iptal ettirmek somut deliller sunulmadıkça oldukça zordur.

4. Kritik Yargıtay Kriteri: Tanıkların Mahkemede İfade Değiştirmesi Resmi Vasiyetnameyi İptal Eder mi?

Resmi vasiyetnameler noterde iki tanık huzurunda yapılır. Uygulamada, vasiyetnamenin iptali davası açıldığında, noterde imza atan tanıklar mahkemeye çağrılıp dinlendiğinde bazen 'Muris önümüzde okumadı, biz sadece imza attık, işlemleri tam görmedik' şeklinde beyanda bulunabilmektedir.

Birçok kişi bu ifadelerin vasiyetnameyi hemen iptal ettireceğini düşünür. Ancak Yargıtay bu konuda resmi senetlerin kutsallığı ilkesini uygulamaktadır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin E. 2014/14583 - K. 2014/15832 sayılı emsal kararı uyarınca:

'Noterlikçe düzenlenen vasiyetnameler resmi belge niteliğindedir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 204/1 uyarınca, düzenleme şeklindeki noter senetleri sahteliği ispat olunmadıkça kesin delil sayılır. Vasiyetname tanıklarının, noter huzurunda imzaladıkları resmi senedin içeriğine aykırı olarak sonradan mahkemede verdikleri sözlü ifadeler resmi senedi geçersiz kılmaz. Aksi ispatlanamadığı sürece noter senedi geçerlidir ve davanın reddi gerekir.'

Bu karar gereğince, tanıkların sonradan mahkemede çelişkili ifadeler vermesi resmi noter vasiyetnamesini kendiliğinden hükümsüz kılmaz. Resmi belgenin aksinin yine aynı kuvvette yazılı/resmi bir delille ispatlanması gerekir.

5. Vasiyetnamenin İptali Davasında Zamanaşımı Süreleri

İptal davası açma hakkı hak düşürücü sürelere tabidir ve bu süreler geçtikten sonra dava açılamaz:

  • Öğrenmeden İtibaren: Mirasçıların iptal sebebini, kendi haklarının zedelendiğini ve vasiyetnameyi öğrendikleri tarihten itibaren 1 yıldır.
  • Her Halükarda (Mutlak Süre): Vasiyetnamenin açıldığı tarihten itibaren, iyi niyetli davalılara karşı 10 yıl, iyi niyetli olmayan (aldatan, zorlayan) davalılara karşı ise 20 yıldır.

Vasiyetnamenin iptali davaları, tenkis davaları ile terditli (kademeli) olarak açılabilir. Hatalı açılan veya süreleri kaçırılan davalar büyük hak kayıplarına yol açabileceğinden, sürecin en başından itibaren uzman bir miras hukuku avukatından profesyonel yardım alınarak takip edilmesi tavsiye edilir.

— Av. Mert Atış

Bu makaleyi paylaşmak ister misiniz?