Tüm Makalelere Dön

Mirasın Hükmen Reddi Davası: Terekenin Borca Batık Olması Nedeniyle Mirasın Reddi Tespiti (TMK m. 605/2)

24 Ekim 2026

Özet & Hukuki Çıkarım:
  • 1. 3 Aylık Hak Düşürücü Süreye Tabi Değildir: Türk Medeni Kanunu m. 606'da düzenlenen 3 aylık ret süresi yalnızca iradi (gerçek) ret için geçerlidir. Murisin vefatı tarihinde ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise TMK m. 605/2 uyarınca miras kanunen kendiliğinden reddedilmiş sayılır. Mirasçılar, terekeyi zımnen benimsemedikleri sürece herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye bağlı olmaksızın her zaman mirasın hükmen reddi davası açabilirler.
  • 2. SGK Ölüm Aylığı Almak Mirası Kabul Sayılmaz: Murisin vefatı sonrası eş veya çocukların Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan (SGK) dul ve yetim aylığı bağlatması, cenaze giderlerini karşılaması veya veraset ilamı alması; 5510 sayılı Kanun'dan kaynaklanan kişisel haklar olup TMK m. 610/2 anlamında terekeyi sahiplenme (benimseme) teşkil etmez. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi ve Hukuk Genel Kurulu yerleşik içtihatlarına göre, ölüm aylığı alan mirasçıların hükmen ret davası açma hakkı aynen korunur.
  • 3. Resmi Aciz Vesikası Zorunlu Değildir, Resen Araştırma İlkesi Geçerlidir: Terekenin borca batık olduğunun tespiti için İcra ve İflas Kanunu anlamında kesin aciz vesikası aranmaz. Mahkeme; murisin ölüm tarihi itibarıyla tapu (TAKBİS), banka mevduatları, trafik tescil, vergi daireleri ve icra müdürlüklerindeki tüm aktif ve pasif malvarlığını resen araştırarak borcun malvarlığını aştığını tespit ettiğinde hükmen ret kararı vermek zorundadır.
İçindekiler
  1. 1. Mirasın Gerçek (İradi) Reddi ile Mirasın Hükmen Reddi Arasındaki Temel Farklar
  2. 2. Mirasın Hükmen Reddi Şartları (TMK m. 605/2)
    1. 2.1 Murisin Ölüm Tarihi İtibarıyla Ödemeden Aczinin Açıkça Belli Olması veya Resmen Tespiti
    2. 2.2 Kesin Aciz Belgesi Zorunluluğu Bulunmaması ve İspat Kolaylığı
    3. 2.3 Süre Sınırı Bulunmaması: Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süre Yoktur
  3. 3. Ret Hakkını Düşüren Haller: Terekeyi Sahiplenme ve Benimseme Engeli (TMK m. 610/2)
    1. 3.1 Hükmen Ret Hakkını Düşüren Fiiller (Tereke Mallarını Satma, Gizleme veya Tahsil Etme)
    2. 3.2 Hükmen Ret Hakkını DÜŞÜRMEYEN İşlemler (SGK Aylığı, Veraset İlamı, İcra Baskısıyla Cüzi Ödeme)
  4. 4. Yargılama Usulü: Görevli ve Yetkili Mahkeme, Husumet ve Harç Rejimi
    1. 4.1 Görevli Mahkeme: Asliye Hukuk Mahkemesi (HMK m. 2)
    2. 4.2 Yetkili Mahkeme (HMK m. 11 Kesin Yetki ve Davalı Alacaklının Yerleşim Yeri)
    3. 4.3 Husumet: Tereke Alacaklılarına (Banka, Vergi Dairesi, Şahsi Alacaklılar) Yöneltilme Kuralı
    4. 4.4 Maktu Harç ve Maktu Vekalet Ücreti Uygulaması
  5. 5. Karşılaştırmalı Analitik Tablo: Gerçek Ret (TMK m. 605/1) ile Mirasın Hükmen Reddi (TMK m. 605/2) Kıyaslaması
  6. 6. Mahkemenin Resen Araştırma Yükümlülüğü: Aktif ve Pasif Malvarlığı Bilançosu
  7. 7. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi ve Hukuk Genel Kurulu Emsal Kararları Analizi
    1. 7.1 Yargıtay 7. Hukuk Dairesi: Cüzi Ödemeler ve İcra Baskısı Altında Yapılan İşlemler (E. 2022/1460, K. 2023/2505)
    2. 7.2 Yargıtay 7. Hukuk Dairesi: Aktif ve Pasif Dengesi Kurumsal Araştırma Zorunluluğu (E. 2021/7152, K. 2022/784)
    3. 7.3 Yargıtay Hukuk Genel Kurulu: SGK Ölüm Aylığı ve Kişisel Hakların Tereke Sayılmaması İlkesi
  8. 8. Tüm Mirasçıların Mirası Hükmen Reddetmesi Halinde Terekenin İflas Hükümlerine Göre Tasfiyesi (TMK m. 612)
  9. 9. Miras Hukukunda Hukuki Destek ve İletişim
  10. 10. Sıkça Sorulan Sorular (FAQ)

1. Mirasın Gerçek (İradi) Reddi ile Mirasın Hükmen Reddi Arasındaki Temel Farklar

Türk Miras Hukuku sisteminde mirasçılık sıfatı, kural olarak mirasbırakanın (murisin) ölümü anında kendiliğinden (ipso iure) mirasçılara intikal eder (TMK m. 599 Külli Halefiyet İlkesi). Külli halefiyet ilkesinin doğal sonucu olarak mirasçılar, murisin yalnızca taşınır ve taşınmaz mallarını, alacaklarını ve haklarını değil; aynı zamanda murisin tüm şahsi borçlarını, vergi ve SGK yükümlülüklerini de şahsi malvarlıklarıyla sınırsız olarak devralırlar.

Kanun koyucu, mirasçıları murisin ağır borç yükünden korumak amacıyla iki farklı hukuki müessese ihdas etmiştir:

  1. Mirasın Gerçek (İradi) Reddi (TMK m. 605/1): Mirasçının, terekenin borca batık olup olmamasına bakılmaksızın, tamamen kendi serbest iradesiyle Sulh Hukuk Mahkemesi'ne kayıtsız ve şartsız bir beyanda bulunarak mirası reddetmesidir. Bu hak, TMK m. 606 uyarınca mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri andan itibaren 3 aylık katı bir hak düşürücü süreye tabidir. 3 aylık süre geçirildiğinde miras kayıtsız şartsız kazanılmış sayılır.
  2. Mirasın Hükmen Reddi (TMK m. 605/2): Mirasbırakanın ölümü tarihinde ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise kanun koyucu bir karine oluşturmuş ve "miras reddedilmiş sayılır" hükmünü getirmiştir. Hükmen ret bir irade beyanı değil, doğrudan ölüm anındaki tereke bilançosuna bağlanan kanuni bir neticedir. Bu nedenle 3 aylık hak düşürücü süreye tabi değildir; mirasçılar terekeyi zımnen sahiplenmedikleri sürece her zaman açılacak bir tespit davasıyla bu durumu tevsik ettirebilirler.

Uygulamada pek çok vatandaş, murisin vefatından aylar hatta yıllar sonra bankalardan, vergi dairelerinden veya icra müdürlüklerinden gelen ödeme emirleriyle murisin ağır bir borç batağında olduğunu öğrenmektedir. 3 aylık iradi ret süresi çoktan geçmiş olsa dahi, mirasçıları icra tehdidinden ve evlerine/araçlarına konulacak hacizlerden kurtaran tek ve en etkili hukuki kalkan TMK m. 605/2 uyarınca açılacak mirasın hükmen reddi davasıdır.

2. Mirasın Hükmen Reddi Şartları (TMK m. 605/2)

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 605. maddesinin ikinci fıkrası hükmü şu şekildedir: "Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır." Bu yasal düzenleme çerçevesinde mirasın hükmen reddedilmiş sayılabilmesi için kümülatif olarak üç temel koşulun mevcudiyeti aranır:

2.1 Murisin Ölüm Tarihi İtibarıyla Ödemeden Aczinin Açıkça Belli Olması veya Resmen Tespiti

Mirasın hükmen reddinde en kritik zaman kesiti mirasbırakanın ölüm anıdır. Ölüm anından sonraki gelişmeler veya sonradan ortaya çıkan ekonomik dalgalanmalar değil, vefat günü itibarıyla murisin malvarlığı durumu esas alınır:

  • Ödemeden Aczin Açıkça Belli Olması: Murisin ölüm tarihi itibarıyla malvarlığının (menkul, gayrimenkul, nakit para, banka mevduatı, şirket hissesi, alacak hakları) borçlarını karşılamaya yetmeyecek seviyede eksi bakiye vermesidir. Çevresinde savurganlığıyla bilinen, geçimini borçla idame ettiren, hiçbir geliri ve malvarlığı bulunmayan kişilerin durumu bu kapsama girer.
  • Aczin Resmen Tespit Edilmiş Olması: Muris hakkında hayattayken icra takipleri yapılmış olması, icra dosyalarında haczedilecek mal bulunamaması (haciz zaptı), iflas kararı verilmiş olması veya amme borçları nedeniyle tahsil imkansızlığının tutanak altına alınmış olmasıdır.

2.2 Kesin Aciz Belgesi Zorunluluğu Bulunmaması ve İspat Kolaylığı

Uygulamada davalı bankalar veya alacaklı kurumlar sıklıkla "İcra ve İflas Kanunu m. 143 uyarınca kesin aciz belgesi sunulmamıştır, dava reddedilmelidir" savunmasını ileri sürerler. Ancak Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca, TMK 605/2 anlamında ödemeden aczin ispatı için kesin aciz belgesi alınmış olması şart değildir. Murisin taşınır ve taşınmaz hiçbir kaydının bulunmadığını gösteren resmi kurum yazıları, SGK dökümleri, vergi dairelerinin tahsil edilemeyen borç dökümleri ve derdest icra dosyaları aczin ispatı için tam delil teşkil eder.

2.3 Süre Sınırı Bulunmaması: Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süre Yoktur

Mirasın hükmen reddi davası, yenilik doğuran bir hak (inşai dava) olmayıp niteliği itibarıyla bir menfi tespit davasıdır. Tereke ölüm anında kanunen zaten reddedilmiş sayıldığından, mirasçıların bu durumu mahkeme kararıyla kayıt altına aldırmaları herhangi bir süreye bağlanamaz. Mirasçılar murisin ölümünden 1 yıl, 5 yıl hatta 10 yıl sonra kendilerine gönderilen bir icra ödeme emri üzerine dahi Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açarak mirasın hükmen reddedildiğinin tespitini isteyebilirler.

3. Ret Hakkını Düşüren Haller: Terekeyi Sahiplenme ve Benimseme Engeli (TMK m. 610/2)

Mirasın hükmen reddi davasında davalı alacaklıların en sık dayandığı savunma, mirasçıların mirasbırakanın ölümünden sonra gerçekleştirdikleri eylemlerle mirası zımnen kabul ettikleri (benimsedikleri / tesahüp ettikleri) iddiasıdır. Türk Medeni Kanunu m. 610/2 hükmü gereğince: "Ret süresi sona ermeden mirasçı olarak tereke işlemlerine karışan, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya mirasbırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işler yapan ya da tereke mallarını gizleyen veya kendisine maleden mirasçı, mirası reddedemez."

Bu noktada Yargıtay içtihatlarıyla net sınırları çizilmiş olan "ret hakkını düşüren" ve "ret hakkını DÜŞÜRMEYEN" işlemlerin ayrımı hayati önem taşır:

3.1 Hükmen Ret Hakkını Düşüren Fiiller (Mirasın Zımnen Kabulü)

Aşağıdaki işlemler mirasçıların terekeyi sahiplendiğini gösterir ve hükmen ret davasının reddine sebep olur:

  • Murise ait gayrimenkullerin tapuda intikalini yaptırıp üçüncü kişilere satmak veya kiraya vererek kira bedellerini tahsil etmek,
  • Murisin banka hesaplarındaki mevduatları çekip kendi şahsi hesaplarına aktarmak veya harcamak,
  • Murise ait araçları kendi adlarına tescil ettirip kullanmak veya devretmek,
  • Murisin alacaklı olduğu üçüncü kişilerden icra takibi veya noter ihtarıyla tahsilat yapmak,
  • Tereke mallarını diğer alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla gizlemek veya kaçırmak.

3.2 Hükmen Ret Hakkını DÜŞÜRMEYEN İşlemler (Yargıtay Kriterleri)

Yargıtay'ın istikrar kazanmış daire içtihatlarına göre, aşağıdaki davranışlar mirasçıların terekeyi benimsediği anlamına GELMEZ ve hükmen ret davası açılmasına engel teşkil etmez:

  • SGK Ölüm Aylığı (Dul/Yetim Maaşı) Almak: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu uyarınca hak sahiplerine bağlanan ölüm aylığı terekeye dahil bir hak değildir. Kanundan doğrudan doğan şahsi bir hak olduğundan, ölüm aylığı bağlatan veya maaş alan eş ve çocukların hükmen ret davası açma hakkı zedelenmez.
  • Veraset İlamı (Mirasçılık Belgesi) Almak: Noterden veya Sulh Hukuk Mahkemesi'nden mirasçılık belgesi talep etmek, yalnızca soybağını tevsik eden maddi bir tespittir; mirası sahiplenme veya kabul iradesi taşımaz.
  • Cenaze ve Defin Masraflarını Karşılamak: Ahlaki ve insani görev icabı murisin defin ve cenaze masraflarını ödemek terekeyi benimseme sayılamaz.
  • İcra Tehdidi Altında Cüzi Borç Ödemesi Yapmak: Bankaların veya alacaklıların maaş haczi, ev haczi veya tazyik tehdidi karşısında panikle yapılan ve tereke borcuna kıyasla sembolik/cüzi kalan ödemeler zımni kabul oluşturmaz.
  • Veraset ve İntikal Vergisi Beyannamesi Vermek: Vergi mevzuatının zorunlu kıldığı idari bildirim yükümlülüklerini yerine getirmek terekeyi sahiplenme teşkil etmez.

4. Yargılama Usulü: Görevli ve Yetkili Mahkeme, Husumet ve Harç Rejimi

Mirasın hükmen reddi davası, iradi redden (sulh hukuk mahkemesinde tutanağa geçirilip tescil edilen hasımsız işlemden) usul ve yargılama hukuku bakımından tamamen farklıdır. Bir çekişmeli yargı işidir.

4.1 Görevli Mahkeme: Asliye Hukuk Mahkemesi

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 2 uyarınca, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin ve çekişmeli menfi tespit niteliğindeki mirasın hükmen reddi davalarında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi'dir. Sulh Hukuk Mahkemesi'nde açılan hükmen ret davaları görev dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmektedir.

4.2 Yetkili Mahkeme

HMK m. 11/1 gereğince terekenin borca batık olduğunun tespiti davalarında mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir. Bununla birlikte, eğer mirasçılara karşı belirli bir alacaklı tarafından icra takibi başlatılmışsa, o takibin yapıldığı yer veya davalı alacaklının yerleşim yeri Asliye Hukuk Mahkemesi'nde de dava ikame edilebilmektedir.

4.3 Husumet: Tereke Alacaklılarına Yöneltilme Kuralı

Mirasın hükmen reddi davası hasımsız olarak açılamaz. Dava, terekeden alacaklı olan ve mirasçılardan tahsilat talep eden gerçek veya tüzel kişilere (örneğin icra takibi başlatan bankaya, varlık yönetim şirketine, SGK veya Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne ya da şahsi alacaklılara) husumet yöneltilerek açılmak zorundadır. Birden fazla alacaklı bulunması halinde davanın tüm alacaklılara teşmil edilmesi veya takibi başlatan alacaklıya karşı açılarak o dosya yönünden tespit hükmü kurulması mümkündür.

4.4 Maktu Harç ve Maktu Vekalet Ücreti Uygulaması

Mirasın hükmen reddi davası bir eda davası olmayıp murisin ölüm tarihindeki hukuki statüsünün tespitine yönelik bir tespit davasıdır. Bu nedenle murisin borç miktarı milyonlarca lira dahi olsa, dava açılırken nispi harç değil maktu başvuru ve peşin karar harcı yatırılır. Dava sonunda hükmedilecek avukatlık vekalet ücreti de Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca maktu vekalet ücreti tarifesi üzerinden takdir edilir.

5. Karşılaştırmalı Analitik Tablo: Gerçek Ret (TMK m. 605/1) ile Mirasın Hükmen Reddi (TMK m. 605/2) Kıyaslaması

Miras hukukunda iki ret türünün yasal şartları, süreleri ve mahkeme süreçleri arasındaki farklar aşağıdaki analitik tabloda özetlenmiştir:

Temel Kriter Mirasın Gerçek (İradi) Reddi (TMK m. 605/1) Mirasın Hükmen Reddi (TMK m. 605/2)
Hukuki Niteliği Yenilik doğuran irade beyanı (Tek taraflı ret) Kanuni karineye dayalı tespit davası
Dava Açma Süresi Ölümün öğrenilmesinden itibaren 3 ay (Hak düşürücü süre) Süreye tabi değildir (Her zaman açılabilir)
Görevli Mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi Asliye Hukuk Mahkemesi (HMK m. 2)
Husumet (Davalı Taraf) Hasımsızdır (Çekişmesiz yargı işi) Hasımlıdır (Tereke alacaklılarına karşı açılır)
Terekenin Borca Batıklığı Şart değildir (Artı bakiye olsa da reddedilebilir) Zorunlu dava şartıdır (Ölüm anında borç > aktif olmalıdır)
Harç Türü Maktu başvuru harcı Maktu başvuru ve karar harcı
Mirasçılık Durumu Mirasçılık sıfatı geriye dönük son bulur Mirasın ölüm anında hükmen reddedildiği tespit edilir

6. Mahkemenin Resen Araştırma Yükümlülüğü: Aktif ve Pasif Malvarlığı Bilançosu

Mirasın hükmen reddi davalarında mahkemenin karar verebilmesi için en temel gereklilik, mirasbırakanın ölüm tarihindeki aktif ve pasif malvarlığının tereddüde mahal bırakmayacak şekilde resmi kurum kayıtlarıyla ortaya konulmasıdır. Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay 7. Hukuk Dairesi kararları doğrultusunda mahkemece resen şu araştırmalar yapılır:

  1. Taşınmaz Taraması (TAKBİS): Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü sisteminden murisin Türkiye genelindeki tüm taşınmaz kayıtları, intikalleri ve üzerinde haciz/ipotek olup olmadığı sorgulanır.
  2. Taşınır ve Araç Taraması: Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Tescil Dairesi nezdinde muris adına kayıtlı araçlar araştırılır.
  3. Banka Mevduatları ve Kasa Sorgusu: Türkiye Bankalar Birliği (TBB) ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) aracılığıyla tüm mevduat, katılım ve yatırım bankalarındaki vadeli/vadesiz hesaplar sorulur.
  4. İcra ve İflas Taraması (UYAP): Adalet Bakanlığı UYAP sistemi üzerinden murisin borçlu olduğu tüm ilamlı ve ilamsız icra takipleri, borç bakiyeleri ve aciz durumları listelenir.
  5. Vergi ve SGK Borçları: İlgili Vergi Daireleri ve Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan tahakkuk etmiş ve vadesi geçmiş tüm kamu borçları istenir.
  6. Zabıta ve Kolluk Marifetiyle Sosyoekonomik Durum Araştırması: Murisin ölüm anındaki fiili yaşam tarzı, geçim kaynağı ve taşınır eşyalarının tespiti için yerel kolluk araştırması yaptırılır.

Toplanan resmi kayıtlar bilirkişi heyetine tevdi edilerek tereke bilançosu tanzim ettirilir. Pasif malvarlığı (borçlar) aktif malvarlığından (alacak ve mallar) fazla ise mahkemece davanın kabulüne hükmedilir.

7. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi ve İlgili Yargıtay Daireleri Emsal Kararları Analizi

Yüksek mahkemelerin mirasın hükmen reddi davalarında oluşturduğu emsal içtihatlar, davanın başarıyla sonuçlanmasında belirleyici kuralları ihtiva etmektedir:

7.1 Yargıtay 7. Hukuk Dairesi: Cüzi Ödemeler ve İcra Baskısı Altında Yapılan İşlemler (E. 2022/1460, K. 2023/2505, T. 11.05.2023)

Mirasçıların icra tehdidi altında yaptıkları sembolik ödemelerin terekeyi sahiplenme (benimseme) sayılmayacağına ilişkin emsal karar:

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, Esas No: 2022/1460, Karar No: 2023/2505, Karar Tarihi: 11.05.2023

"...TMK'nın 605/2. maddesinde düzenlenen mirasın hükmen reddi davasında; mirasbırakanın ölüm tarihi itibarıyla terekesinin borca batık olup olmadığının tespiti esastır. Davalı alacaklı tarafça davacı mirasçıların borcun bir kısmını ödedikleri ve bu suretle TMK m. 610/2 gereğince mirası benimsedikleri ileri sürülmüş ise de; davacılar tarafından yapılan ödemenin terekenin toplam pasifine kıyasla cüzi bir miktar olduğu, icra tehdidi ve takibin baskısı altında yapıldığı anlaşılmaktadır. Toplam borç yükü karşısında cüzi nitelikte kalan bu ödemenin terekeyi sahiplenme veya mirası kayıtsız şartsız kabul iradesi olarak değerlendirilmesi hakkaniyete aykırıdır. Mahkemece davanın kabulü gerekirken yanılgılı gerekçeyle reddi doğru görülmemiştir..."

Hukuki Çıkarım: İcra dairesinden gelen tebligat üzerine panikleyerek bir iki taksit ödeyen veya haciz tehdidini bertaraf etmek için cüzi bir miktar yatıran mirasçılar, bu ödemeleri gerekçe gösterilerek hükmen ret hakkından mahrum bırakılamaz.

7.2 Yargıtay 7. Hukuk Dairesi: Aktif ve Pasif Dengesi Kurumsal Araştırma Zorunluluğu (E. 2021/7152, K. 2022/784)

Yerel mahkemenin eksik araştırmayla hüküm kuramayacağına ilişkin temel ilke kararı:

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, Esas No: 2021/7152, Karar No: 2022/784

"...Mirasın hükmen reddi davasında terekenin borca batık olup olmadığı belirlenirken, mirasbırakanın ölüm günü itibariyle taşınır ve taşınmaz tüm malvarlığı ile hak ve alacaklarının (aktifinin) ve tüm borçlarının (pasifinin) eksiksiz şekilde araştırılması zorunludur. Mahkemece yalnızca dava dilekçesinde belirtilen icra dosyaları ile yetinilmiş, murisin bankalardaki mevduatları, vergi dairesi borçları ve trafik tescil kayıtları tam olarak celp edilmemiştir. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz. Mahkemece ilgili tüm kurumlara müzekkere yazılarak aktif ve pasif tereke değerleri tam olarak tespit edilmeli, sonucuna göre bir karar verilmelidir..."

Hukuki Çıkarım: Hükmen ret davasında mahkemenin görevi yalnızca tarafların sunduğu evrakları incelemek değil, murisin tüm finansal röntgenini resen çekmektir.

7.3 Yargıtay 12. Hukuk Dairesi: SGK Ölüm Aylığı Bağlanması Mirası Reddetmeye Engel Değildir (E. 2005/23073, K. 2005/26042, T. 26.12.2005)

Mirasçıların SGK'dan ölüm aylığı (dul ve yetim maaşı) bağlatmalarının terekeyi benimseme teşkil etmeyeceğine dair yerleşik Yargıtay kararı:

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, Esas No: 2005/23073, Karar No: 2005/26042, Karar Tarihi: 26.12.2005

"...Borçluların murislerinden kendilerine bağlanan maaşı sahiplenmeleri TMK’nun 605. maddesi uyarınca murisin mirasını reddetmelerine engel teşkil etmez. Zira, murisin herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan almakta olduğu maaşı terekesine dahil değildir..."

Hukuki Çıkarım: Sosyal güvenlik mevzuatından doğan ölüm aylığı terekeye dahil bir malvarlığı unsuru olmayıp hak sahibine tanınan şahsi bir haktır. Hak sahipleri hem dul/yetim aylığı alıp hem de murisin borçlarından kurtulmak amacıyla mirasın hükmen reddi davası açabilirler.

8. Tüm Mirasçıların Mirası Hükmen Reddetmesi Halinde Terekenin İflas Hükümlerine Göre Tasfiyesi (TMK m. 612)

Türk Medeni Kanunu'nun 612. maddesi gereğince; en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından mirasın reddolunması (veya mahkemece mirasın hükmen reddine karar verilmesi) halinde, tereke Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından İflas Hükümlerine göre tasfiye edilir.

Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen hükmen ret kararının kesinleşmesi üzerine mahkeme, kararın bir örneğini re'sen murisin son yerleşim yeri Sulh Hukuk Hâkimliği'ne ihbar eder. Sulh Hukuk Mahkemesi tereke masasını oluşturur; murisin mevcut mallarını paraya çevirerek elde edilen geliri sıra cetveli uyarınca alacaklılara dağıtır. Tasfiye sonunda artan bir değer olursa bu miktar mirası reddetmemiş gibi mirasçılara verilir; borçlar kalırsa alacaklılara aciz belgesi düzenlenir ve mirasçılar aleyhine hiçbir icrai takip yapılamaz.

9. Miras Hukukunda Hukuki Destek ve İletişim

Mirasbırakanın vefatı sonrasında beklenmedik borçlarla, banka ihtarnameleriyle ve haciz tehditleriyle karşılaşan mirasçıların hak kaybına uğramaması için sürecin uzman bir miras avukatı rehberliğinde yönetilmesi hayati önem taşır. Büromuz, miras hukuku davalarında müvekkillerine şeffaf ve güvenilir bir danışmanlık hizmeti sunmaktadır.

Miras hukuku süreçleriniz ve dava değerlendirmesi için büromuzla iletişime geçebilirsiniz:

10. Sıkça Sorulan Sorular (FAQ)

Murisin ölümünün üzerinden 3 aydan fazla zaman geçti, yine de mirasın hükmen reddi davası açabilir miyim?

Evet, açabilirsiniz. TMK m. 606'da öngörülen 3 aylık süre yalnızca gerçek (iradi) ret için geçerlidir. Murisin ölüm anında borca batık olması durumunda TMK m. 605/2 uyarınca miras kanunen reddedilmiş sayıldığından, mirasçılar terekeyi sahiplenmedikleri sürece herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye bağlı kalmaksızın her zaman mirasın hükmen reddi davası açabilirler.

SGK'dan dul veya yetim aylığı alıyorum, bu durum mirasın hükmen reddi davamı engeller mi?

Kesinlikle engellemez. 5510 sayılı Kanun uyarınca hak sahiplerine bağlanan ölüm aylığı terekeye dahil bir malvarlığı değil, doğrudan kanundan kaynaklanan kişisel bir sosyal güvenlik hakkıdır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre ölüm aylığı almak, TMK m. 610/2 anlamında mirası benimseme sayılmaz.

Mirasın hükmen reddi davası hangi mahkemede açılır?

Mirasın hükmen reddi davası bir menfi tespit davası niteliğinde olduğundan görevli mahkeme HMK m. 2 uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesi'dir. Sulh Hukuk Mahkemesi'nde açılamaz. Yetkili mahkeme ise kural olarak mirasbırakanın son yerleşim yeri veya takibi başlatan davalı alacaklının yerleşim yeri mahkemesidir.

Mirasın hükmen reddi davasında harç ve vekalet ücreti nispi mi maktu mudur?

Mirasın hükmen reddi davaları eda davası olmayıp hukuki durumun tespiti niteliğinde olduğundan maktu harca tabidir. Murisin borcu milyonlarca lira dahi olsa maktu başvuru ve karar harcı yatırılır; dava sonucunda hükmedilecek avukatlık vekalet ücreti de maktu vekalet ücretidir.

Murisin banka hesabından para çektik veya aracını devraldık, yine de hükmen ret davası açabilir miyiz?

Murisin banka hesaplarındaki parayı çekmek, aracını üzerine tescil ettirmek veya gayrimenkulünü satmak TMK m. 610/2 uyarınca terekeyi benimseme (mirası zımnen kabul) sayılır. Bu gibi fiillerde bulunan mirasçıların açacağı mirasın hükmen reddi davası kural olarak reddedilir.

Hakkımda icra takibi başlatıldı, haciz gelmemesi için dava açarken ne yapmalıyım?

İcra takibine karşı Asliye Hukuk Mahkemesi'nde mirasın hükmen reddi davası açılırken, dava dilekçesinde derdest icra dosyasının durdurulması yönünde İİK m. 72 ve HMK m. 389 vd. uyarınca ihtiyati tedbir talep edilmelidir. Mahkemece tedbir kararı verilmesi halinde icra dairesindeki işlemler durdurulur.


Resmi Mevzuat ve Yargı Kaynakları:
• 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK m. 605, 606, 610, 612 vd.)
• 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK Görev ve Yetki m. 2, 11)
• 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK İflas Tasfiyesi Hükümleri)
• 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu (Ölüm Aylığı m. 32-34)
• Yargıtay Emsal Karar Bilgi Bankası (Yargıtay 7. Hukuk Dairesi ve HGK İçtihatları)

— Av. Mert Atış

Bu makaleyi paylaşmak ister misiniz?