Özet & Hukuki Çıkarım:
- 1. Altsoya Yapılan Kazandırmalarda Kanuni İade Karinesi (TMK m. 669/2): Mirasbırakanın sağlığında altsoyuna (çocuklarına veya torunlarına) yaptığı kuruluş sermayesi, alışılmış ölçüleri aşan çeyiz, taşınmaz veya şirket hissesi devri, nakit para aktarımı ya da borçtan kurtarma gibi karşılıksız kazandırmalar, kanunen miras payına mahsuben (miras payından avans olarak) yapılmış sayılır. Mirasbırakan bu kazandırmanın denkleştirmeden muaf olduğunu açıkça belirtmedikçe, kazandırmayı alan altsoy bunu terekeye iade etmekle yükümlüdür; muafiyet iddiasında ispat yükü davalı altsoydadır.
- 2. Muris Muvazaası ve Tenkis Davasından Kesin Usuli Ayrım: Denkleştirme davası; muris muvazaası (01.04.1974 İBK) gibi tasarrufun geçersizliğini değil, hukuken geçerli bir sağlararası kazandırmanın miras paylaşımında hesaba katılmasını sağlar. Muris parayı ödeyip taşınmazı doğrudan çocuk adına aldığında (gizli bağış) 1974 İBK uygulanamaz; burada koruma sağlayan yegane hukuki yol mirasta denkleştirmedir. Tenkis davasından (TMK m. 560) temel farkı ise saklı payın ihlal edilip edilmediğine bakılmaksızın yasal miras payının tamamı oranında eşitliği sağlaması ve üçüncü kişilere karşı açılamamasıdır.
- 3. Seçimlik Hak (TMK m. 671) ve Değerlemenin "Denkleştirme Anındaki Değer" Üzerinden Yapılması (TMK m. 673/1): Geri vermekle yükümlü olan mirasçı, TMK m. 671 uyarınca dilerse aldığını terekeye aynen geri verir; dilerse payından fazla olsa bile değerini miras payına mahsup ettirir. 743 sayılı Eski Medeni Kanun m. 607'deki "ölüm tarihindeki kıymet" kuralından farklı olarak, yürürlükteki 4721 sayılı TMK m. 673/1 uyarınca denkleştirme hesabı bağış veya ölüm tarihindeki değere göre değil, kazandırmanın denkleştirme (fiili paylaşma / tasfiye ve karar) anındaki güncel rayiç değerine göre yapılır.
İçindekiler
- 1. Mirasta Denkleştirme (Terekeye İade) Müessesesi ve Kanuni Amacı (TMK m. 669)
- 2. Mirasta Denkleştirmenin 5 Temel Yasal Şartı (Yargıtay İçtihat Kriterleri)
- 2.1 Karşılıksız (İvazsız) Bir Kazandırmanın Varlığı ve Karma Bağışlama
- 2.2 Sağlararası (Inter Vivos) Bir Hukuki İşlem Olması
- 2.3 Kazandırmanın Mirasbırakanın Malvarlığından Çıkması ve 01.04.1974 İBK ile Gizli Bağış Ayrımı
- 2.4 Kazandırmanın Yasal Mirasçıya Yapılmış Olması ve Üçüncü Kişi Engeli (TMK m. 669/1)
- 2.4.1 Mirasçılık Sıfatının Kaybı Halinde İade Borcunun Yerini Alan Mirasçılara Geçmesi (TMK m. 670)
- 2.5 Kazandırmanın Miras Payına Mahsuben Yapılmış Olması (TMK m. 669/2 Karinesi)
- 3. Altsoya Yapılan Kazandırmalar ile Diğer Yasal Mirasçılara Yapılan Kazandırmalar Arasındaki İspat Yükü Farkı
- 4. Denkleştirmeye Tabi Olan ve Olmayan Kazandırmalar (TMK m. 669, 674, 675)
- 4.1 Denkleştirmeye Tabi Kazandırmalar (Kuruluş Sermayesi, Taşınmaz Alımı, Borçtan Kurtarma)
- 4.2 Çeyiz Giderlerinde İnce Ayrım: Alışılmış Çeyiz Karinesi (TMK m. 675/2) vs. Olağanüstü Çeyiz (TMK m. 669/2)
- 4.3 Eğitim ve Öğrenim Giderleri ile Engelli veya Eğitimini Tamamlamamış Çocukların Ön Ödeme Hakkı (TMK m. 674)
- 5. Karşılaştırmalı Analitik Tablo: Mirasta Denkleştirme vs. Tenkis Davası vs. Muris Muvazaası
- 6. Denkleştirmenin Uygulanma Biçimi (TMK m. 671) ve Değerleme Anı Uyuşmazlığı (TMK m. 673)
- 7. Yüksek Mahkeme (Yargıtay) Emsal Kararları ve Hukuki Değerlendirmesi
- 7.1 Yargıtay 1. Hukuk Dairesi: Denkleştirmenin 5 Şartı ve Üçüncü Kişi Engeli (E. 2022/2760, K. 2022/5302)
- 7.2 Yargıtay 7. Hukuk Dairesi: Muris Muvazaası Değil Mirasta Denkleştirme Olarak Nitelendirme Zorunluluğu (E. 2025/2759, K. 2026/700)
- 7.3 Yargıtay 2. Hukuk Dairesi: Seçimlik Hak (TMK m. 671) ve Denkleştirme Anındaki Değer Kuralı (TMK m. 673/1) (E. 2011/2492, K. 2012/9889)
- 7.4 Yargıtay 5. Hukuk Dairesi: Mirasbırakanın Son Yerleşim Yeri Mahkemesinin Kesin Yetkisi (E. 2025/12486, K. 2026/3488)
- 8. Yargılama Usulü: Görev, Kesin Yetki, Zamanaşımı, Taraf Teşkili ve Hukuki Yarar
- 8.1 Görevli Mahkeme: Asliye Hukuk Mahkemesi (HMK m. 2) ve Taksim Davasıyla İlişkisi
- 8.2 Kesin Yetkili Mahkeme: Mirasbırakanın Son Yerleşim Yeri Mahkemesi (HMK m. 11/1-a,b)
- 8.3 Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süre: Taksim Öncesi ve Taksim Sonrası Ayrımı (TBK m. 146)
- 8.4 Taraf Teşkili: Terekeye Aynen İadede Mecburi Dava Arkadaşlığı vs. Pay Oranında Nakden Alacak
- 8.5 Hukuki Yarar Şartı: Eda Davası Açma İmkânı Varken Mücerret Tespit Davası Açılamaması (HMK m. 106/2)
- 9. Miras Hukuku Davalarında Hukuki Danışmanlık ve İletişim
- 10. Sıkça Sorulan Sorular (FAQ)
1. Mirasta Denkleştirme (Terekeye İade) Müessesesi ve Kanuni Amacı (TMK m. 669)
Türk Medeni Kanunu'nun miras hukuku sistematiği, özellikle altsoy (çocuklar ve torunlar) başta olmak üzere yasal mirasçılar arasında eşitlik ve adaleti temin etme gayesi üzerine inşa edilmiştir. Uygulamada mirasbırakanlar (murisler), henüz hayattayken çocuklarından birine ticari işletme kurması için yüklü sermaye aktarabilmekte, diğerine bedelini bizzat ödeyerek konut veya araç satın alabilmekte ya da kendi üzerine kayıtlı taşınmaz ve şirket hisselerini bedelsiz olarak devredebilmektedir.
Kanun koyucu, mirasbırakanın sağlığında yasal mirasçılarına yaptığı bu karşılıksız (ivazsız) aktarımların, ölüm sonrasında tereke paylaşılırken diğer yasal mirasçıların miras hakkını aşındırmasını önlemek amacıyla 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 669 ila 675. maddeleri arasında "Mirasta Denkleştirme" (eski hukuk dilindeki adıyla "Terekeye İade") kurumunu düzenlemiştir.
TMK m. 669/1 genel kuralı şu şekilde hükme bağlamıştır: "Yasal mirasçılar, mirasbırakandan miras paylarına mahsuben elde ettikleri sağlararası karşılıksız kazandırmaları, denkleştirmeyi sağlamak için terekeye geri vermekle birbirlerine karşı yükümlüdürler."
Bu düzenlemenin temelindeki hukuki mantık şudur: Mirasbırakan sağlığında bir yasal mirasçısına —özellikle bir çocuğuna— malvarlığı değerini artıran karşılıksız bir kazandırma yapmışsa, kanun koyucu bu kazandırmanın o çocuğun müstakbel miras payından bir "miras avansı" olarak verildiğini kabul eder. Miras açılıp paylaşım (taksim) aşamasına gelindiğinde, sağlığında kazandırma alan mirasçı sanki daha önce hiçbir şey almamış gibi geriye kalan tereke üzerinden tam pay talep edemez; aldığını terekeye aynen geri vererek veya değerini miras payına mahsup ettirerek diğer mirasçılarla eşitlenir.
2. Mirasta Denkleştirmenin 5 Temel Yasal Şartı (Yargıtay İçtihat Kriterleri)
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında ve özellikle E. 2022/2760, K. 2022/5302, T. 30.06.2022 sayılı ilamında açıkça ortaya konulduğu üzere, bir uyuşmazlıkta TMK m. 669 uyarınca mirasta denkleştirmeye karar verilebilmesi için aşağıdaki 5 maddi şartın kümülatif (bir arada) bulunması zorunludur:
2.1 Karşılıksız (İvazsız) Bir Kazandırmanın Varlığı ve Karma Bağışlama
Kazandırmanın denkleştirmeye konu olabilmesi için mirasbırakanın bu işlem karşılığında gerçek bir ivaz (maddi karşılık) almamış olması gerekir. Mirasçı, muristen devraldığı malın piyasa rayiç bedelini gerçekten ödemişse veya bakım borcu gibi tam bir edim karşılığında devralmışsa denkleştirme yükümlülüğü doğmaz.
Buna karşılık "Karma Bağışlama" (Negotium Mixtum Cum Donatione) hallerinde —örneğin piyasa değeri 10.000.000 TL olan bir taşınmazın çocuğa 1.500.000 TL gibi sembolik ve açıkça düşük bir bedelle devredilmesi durumunda— edimler arasındaki bariz oransızlık bağışlama iradesiyle gerçekleştirilmişse, aradaki karşılıksız kısım (bağış unsuru) oranında mirasta denkleştirme hükümleri uygulanır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin E. 2025/2759, K. 2026/700 sayılı kararında da resmi senette satış gösterilen ancak davalının ekonomik alım gücü bulunmadığı saptanan devirlerin karma bağışlama kapsamında denkleştirmeye tabi olduğu açıkça vurgulanmıştır.
2.2 Sağlararası (Inter Vivos) Bir Hukuki İşlem Olması
Mirasta denkleştirme yalnızca mirasbırakanın henüz hayattayken gerçekleştirdiği sağlararası (inter vivos) kazandırmalar hakkında uygulanır. Mirasbırakanın vasiyetname veya miras sözleşmesi yoluyla yaptığı ölüme bağlı tasarruflar (mortis causa) kural olarak denkleştirmenin değil; şartları varsa vasiyetnamenin iptali ya da tenkis davasının konusunu oluşturur.
2.3 Kazandırmanın Mirasbırakanın Malvarlığından Çıkması ve 01.04.1974 İBK ile Gizli Bağış Ayrımı
Kazandırma doğrudan veya dolaylı biçimde murisin malvarlığından çıkmış ve davalı mirasçının malvarlığında artış sağlamış olmalıdır. Bu husus uygulamada iki farklı görünümle karşımıza çıkar:
- Doğrudan Devir: Murisin kendi mülkiyetindeki taşınmazı, aracı veya şirket hissesini tapuda ya da noterde mirasçısına devretmesi ya da banka hesabından karşılıksız nakit aktarması.
- Üçüncü Kişiden Satın Alınan Malın Mirasçı Adına Tescili (Gizli Bağış / Bedeli Murisçe Ödenen Alımlar): Murisin bedelini bizzat kendi malvarlığından satıcı üçüncü kişiye ödeyerek, satın alınan taşınmazı doğrudan çocuğu adına tapuda tescil ettirmesi.
Uygulamada En Kritik Hukuki Ayrım: 01.04.1974 Tarihli 1/2 Sayılı İBK ve Gizli Bağış Halleri
01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı (İBK), yalnızca muris adına tapuda kayıtlı bulunan bir taşınmazın, mirasbırakan tarafından görünürde satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi kisvesi altında devredilmesi (bağışlanması) halinde uygulanır. Bu durumda saklı paylı olsun veya olmasın tüm mirasçılar muris muvazaası sebebiyle tapu iptal ve tescil davası açabilirler.
Buna karşılık; muris bir taşınmazı üçüncü kişiden satın alıp parasını bizzat ödediği halde tapuyu doğrudan çocuğu adına tescil ettirmişse, taşınmaz hiçbir zaman murisin tapu kütüğüne girip onun mülkiyetinden devredilmediği için 1974 İBK bu uyuşmazlığa KESİNLİKLE uygulanamaz; açılacak muris muvazaası davası Yargıtay'ın yerleşik kararları gereği esasa girilmeden reddedilir.
İşte bu noktada devreye giren tek ve en etkili hukuki kalkan TMK m. 669/2 uyarınca Mirasta Denkleştirme Davasıdır. Taşınmazın alım bedeli murisin malvarlığından çıktığı için bu işlem kanunen karşılıksız kazandırma sayılır ve diğer mirasçılar taşınmazın güncel rayiç değerinin terekeye iadesini veya miras paylarına mahsubunu denkleştirme davasıyla eksiksiz tahsil edebilirler.
2.4 Kazandırmanın Yasal Mirasçıya Yapılmış Olması ve Üçüncü Kişi Engeli (TMK m. 669/1)
TMK m. 669/1 hükmünün açık lafzı gereğince ("Yasal mirasçılar... geri vermekle birbirlerine karşı yükümlüdürler"), denkleştirme davasının hem davacısı hem de davalısı yalnızca yasal mirasçılar olabilir. Mirasbırakanın yasal mirasçısı olmayan üçüncü kişilere (örneğin resmi nikah olmaksızın birlikte yaşadığı kişiye, arkadaşına, kardeşleri mirasçı sıfatını haiz değilken kardeşine veya vasiyetnameyle atadığı mirasçılarına) yaptığı sağlararası kazandırmalar mirasta denkleştirmeye tabi tutulamaz.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2022/2760, K. 2022/5302 sayılı emsal kararında; murisin birlikte yaşadığı resmi nikahsız eşine sağlığında yaptığı taşınmaz ve sermaye aktarımlarının, yasal mirasçı sıfatı bulunmadığından TMK m. 669 gereğince denkleştirmeye konu edilemeyeceğini, bu tasarruflara karşı diğer mirasçıların ancak şartları varsa Tenkis Davası (TMK m. 560 vd.) açabileceğini açıkça hükme bağlamıştır.
2.4.1 Mirasçılık Sıfatının Kaybı Halinde İade Borcunun Yerini Alan Mirasçılara Geçmesi (TMK m. 670)
Kanun koyucu, denkleştirme borçlusu olan bir yasal mirasçının mirasçılık sıfatını kaybetmesi halinde adaletsizlik doğmasını önlemek amacıyla TMK m. 670 ile özel bir halefiyet kuralı vazedilmiştir:
TMK m. 670: "Mirasın açılmasından önce veya sonra mirasçılık sıfatını kaybeden mirasçıya ait geri verme yükümlülüğü, onun yerini alan mirasçılara, miras paylarında meydana gelen artış oranında geçer."
Bu emredici kural uyarınca; sağlığında babasından kuruluş sermayesi veya daire alan bir çocuk, babasından önce vefat ederse, mirastan feragat etmişse, mirastan ıskat edilmişse (çıkarılmışsa) veya mirası reddetmişse, onun sağlığında elde ettiği kazandırmayı terekeye iade etme yükümlülüğü ortadan kalkmaz; onun yerine geçen altsoyuna (torunlara) veya payı artan diğer mirasçılara, miras paylarındaki artış oranında intikal eder.
2.5 Kazandırmanın Miras Payına Mahsuben Yapılmış Olması (TMK m. 669/2 Karinesi)
Denkleştirmenin son şartı, yapılan kazandırmanın mirasçının gelecekteki miras hissesinden mahsup edilmek üzere verilmiş olmasıdır. İspat hukuku bakımından kanun koyucu bu noktada altsoy lehine çok güçlü bir kanuni karine ihdas etmiştir.
3. Altsoya Yapılan Kazandırmalar ile Diğer Yasal Mirasçılara Yapılan Kazandırmalar Arasındaki İspat Yükü Farkı
Mirasta denkleştirme davalarının kaderini belirleyen en kritik hukuki parametre, kazandırma yapılan yasal mirasçının altsoy (çocuk, torun) olup olmadığıdır:
3.1 Altsoya Yapılan Kazandırmalarda Kanuni İade Karinesi (TMK m. 669/2)
TMK m. 669/2 hükmü emredici bir adi kanuni karine kurmuştur: "Mirasbırakanın çeyiz veya kuruluş sermayesi vermek ya da bir malvarlığını devretmek veya borçtan kurtarmak ve benzerleri gibi karşılık almaksızın altsoyuna yapmış olduğu kazandırmalar, aksi mirasbırakan tarafından açıkça belirtilmiş olmadıkça, denkleştirmeye tâbidir."
Bu karinenin ispat hukukundaki pratik yansımaları şunlardır:
- Davacı kardeşlerin, yalnızca murisin davalı kardeşe karşılıksız bir malvarlığı aktardığını (örneğin davalının o tarihte taşınmazı alacak mali gücünün bulunmadığını ve paranın muristen çıktığını) ispatlamaları yeterlidir. Murisin bu parayı "mirastan avans olarak verdiğini" ayrıca kanıtlamalarına gerek yoktur; kanun bunu zaten peşinen karine olarak varsayar.
- Bu kanuni karinenin aksini —yani mirasbırakanın kendisini bu kazandırmayı terekeye iade etmekten açıkça muaf tuttuğunu— ispat yükü kazandırmadan yararlanan davalı altsoya düşer (Yargıtay HGK, E. 1992/2-536, K. 1992/620; Yargıtay 2. HD, E. 2011/2492, K. 2012/9889). Davalı çocuk, murisin muafiyet iradesini resmi senet, vasiyetname veya açık yazılı bir belgeyle ispatlayamazsa denkleştirme borcundan kurtulamaz.
3.2 Altsoy Dışındaki Yasal Mirasçılara Yapılan Kazandırmalar (TMK m. 669/1)
Altsoy dışındaki yasal mirasçılara (örneğin sağ kalan eşe, murisin altsoyu yoksa anne-babasına veya kardeşlerine) yapılan karşılıksız kazandırmalarda ise TMK m. 669/2'deki iade karinesi uygulanmaz. Tam aksine, bu kişilere yapılan tasarrufların kesin bir bağış niteliğinde olduğu ve terekeye iadeye tabi olmadığı varsayılır. Sağ kalan eşe alınan evin veya devredilen hissenin denkleştirmeye tabi olduğunu iddia eden mirasçılar, murisin bu kazandırmayı yaparken "miras payına mahsup edilmek üzere" verdiğini bizzat kendileri ispat etmekle yükümlüdürler.
3.3 Miras Payını Aşan Kazandırmalar ve Fazlalığın Muafiyeti (TMK m. 672)
Çocuğa yapılan kazandırmanın güncel rayiç değeri, çocuğun terekedeki yasal miras payını aşıyorsa durum ne olacaktır? Bu soru TMK m. 672 ile düzenlenmiştir: "Yapılan kazandırma miras payını aştığı takdirde mirasçı, mirasbırakanın bunu kendisine bırakmak istediğini ispat ederse, bu fazlalık denkleştirmeye tâbi olmaz. Diğer mirasçıların tenkis hakları saklıdır."
Yani davalı altsoy, mirasbırakanın kendi payını aşan kısmı bağışlama kastıyla kendisine bırakmak istediğini ispatlarsa bu fazlalığı terekeye geri vermek zorunda kalmaz; ancak bu fazlalık diğer mirasçıların saklı paylarını ihlal ediyorsa tenkis davasına konu edilebilir.
4. Denkleştirmeye Tabi Olan ve Olmayan Kazandırmalar (TMK m. 669, 674, 675)
4.1 Denkleştirmeye Tabi Kazandırmalar (Kuruluş Sermayesi, Taşınmaz Alımı, Borçtan Kurtarma)
TMK m. 669/2'de sayılan haller sınırlı (tahdidi) olmayıp örnek kabilindendir. Mirasçının ekonomik ve mesleki durumunu kalıcı olarak güçlendiren her türlü yatırım ve sermaye tahsisi denkleştirmeye tabidir:
- Kuruluş Sermayesi: Çocuğun şirket kurması, ticari işletme açması, mesleki ofis/klinik açması veya mesleki araç-gereç (otel, minibüs hattı, fabrika hissesi, taksi plakası) edinmesi için sağlanan sermaye.
- Taşınmaz ve Şirket Hissesi Devirleri: Konut, işyeri, arsa, tarla veya anonim/limited şirket hisselerinin bedelsiz devri ya da üçüncü kişiden bedeli murisçe ödenerek çocuk adına tescil ettirilmesi.
- Borçtan Kurtarma: Çocuğun banka kredilerinin, piyasa senetlerinin veya icra takiplerinin muris tarafından kapatılması ya da murisin çocuğundan olan alacağını karşılıksız olarak ibra etmesi.
4.2 Çeyiz Giderlerinde İnce Ayrım: Alışılmış Çeyiz Karinesi (TMK m. 675/2) vs. Olağanüstü Çeyiz (TMK m. 669/2)
Uygulamada en çok karıştırılan konulardan biri çeyiz harcamalarıdır. Kanun koyucu bu konuda iki kademeli bir ayrım yapmıştır:
- Alışılmış Ölçüler İçindeki Çeyiz ve Olağan Hediyeler (TMK m. 675): TMK m. 675/1 uyarınca "Olağan hediyeler ile evlenme sırasında yapılan geleneğe uygun giderler denkleştirmeye tâbi değildir." Aynı maddenin 2. fıkrası (TMK m. 675/2) ise çok açık bir muafiyet karinesi koymuştur: "Altsoy hısımlarının evlenmelerinde, alışılmış ölçüler içinde yapılan çeyiz giderleri hakkında denkleştirmeye tâbi tutmama arzusunun bulunduğu asıldır." Dolayısıyla ailenin sosyo-ekonomik standardına ve yerel örfe uygun beyaz eşya, mobilya, düğün merasimi masrafları ve mutat takılar kanunen denkleştirmeden muaftır.
- Alışılmış Ölçüyü Aşan Çeyiz (TMK m. 669/2): Evlenen çocuğa çeyiz veya evlilik yardımı adı altında ailenin olağan örfünü aşacak şekilde lüks daire, villa, otomobil veya yüksek nakit sermaye tahsis edilmişse, alışılmış ölçüyü aşan bu kısım TMK m. 669/2 gereğince denkleştirmeye tabidir.
4.3 Eğitim ve Öğrenim Giderleri ile Engelli veya Eğitimini Tamamlamamış Çocukların Ön Ödeme Hakkı (TMK m. 674)
TMK m. 674/1 uyarınca: "Çocukların eğitim ve öğrenimi için yapılan giderler sebebiyle geri verme yükümlülüğü, mirasbırakanın aksini arzu ettiği ispat edilmedikçe, ancak alışılmış ölçüleri aşan kısım için mevcuttur." Olağan okul, lisans ve kurs giderleri iadeye tabi değildir; ancak ailenin mali gücünü aşan fahiş boyuttaki yurt dışı veya özel eğitim harcamalarının alışılmışı aşan kısmı denkleştirmeye tabi tutulabilir.
Bununla birlikte TMK m. 674/2 sosyal adaleti sağlayan hayati bir hak tanımıştır: "Eğitim ve öğrenimini tamamlamamış olan veya engelliliği bulunan çocuklara, paylaşmada hakkaniyete uygun bir ödeme yapılır." Mirasbırakan vefat ettiğinde büyük çocuklar meslek sahibi olmuşken küçük çocuk henüz eğitimini tamamlamamışsa veya çocuklardan biri engelli ise, tereke paylaşılmadan önce bu çocuğa hakkaniyete uygun bir ön ödeme (peşin tahsis) ayrılması kanuni zorunluluktur.
5. Karşılaştırmalı Analitik Tablo: Mirasta Denkleştirme vs. Tenkis Davası vs. Muris Muvazaası
Miras hukukunda uygulamacıların ve hak sahiplerinin en sık karıştırdığı üç temel dava türünün teknik ve usuli karşılaştırması aşağıda özetlenmiştir:
6. Denkleştirmenin Uygulanma Biçimi (TMK m. 671) ve Değerleme Anı Uyuşmazlığı (TMK m. 673)
6.1 Borçlu Mirasçının Seçimlik Hakkı: Aynen İade veya Değerini Mahsup Ettirme (TMK m. 671)
TMK m. 671 hükmü, denkleştirme borçlusu olan mirasçıya kanuni bir seçimlik hak (yetki) tanımıştır: "Geri vermekle yükümlü olan mirasçı, dilerse aldığını aynen geri verir; dilerse payından fazla olsa bile değerini miras payına mahsup ettirir."
- Aynen Geri Verme (Ayni İade): Mirasçı, sağlığında muristen aldığı taşınmazı veya hisseyi olduğu gibi terekeye iade eder. Mal terekeye döner ve tüm mirasçılar arasında elbirliği mülkiyeti hükümleriyle taksim edilir.
- Değerini Mahsup Ettirme (Nakden / Hesaben Denkleştirme): Mirasçı malın mülkiyetini üzerinde tutmayı tercih ederse, malın güncel değerini miras payına mahsup ettirir (aldığı değer kendi payını aşıyorsa ve TMK m. 672 şartları yoksa, aşan farkı nakden terekeye öder).
Yargıtay'ın Bozma Kriteri: Yargıtay yerleşik içtihatları uyarınca (özellikle Yargıtay 2. HD, E. 2011/2492, K. 2012/9889), mahkemece davalı mirasçıya TMK m. 671 uyarınca seçimlik hakkını aynen iade mi yoksa mahsup yönünde mi kullandığı açıkça sorulmadan doğrudan para tahsiline veya doğrudan tapu iptaline hükmedilmesi mutlak bozma nedenidir.
6.2 Değerleme Anı: Ölüm Tarihi Değil, "Denkleştirme Anındaki Değer" (TMK m. 673/1 ve İçtihat Analizi)
Hukuk uygulamasında en çok tartışılan ve doktrin ile uygulama arasında zaman zaman kavram kargaşası yaşanan en temel mesele değerleme anıdır:
TMK Madde 673/1 (Denkleştirme Değeri): "Denkleştirme, kazandırmanın denkleştirme anındaki değerine göre yapılır."
Terminoloji Kayması ve Eski İçtihatların Analizi:
- Yürürlükten kaldırılan 743 sayılı Eski Medeni Kanun m. 607, denkleştirme bedelinin "mirasın açıldığı (ölüm) tarihindeki kıymete göre" hesaplanacağını öngörmüştü. Ayrıca Tenkis Davasında (TMK m. 565) tereke hesabı ölüm anına göre yapılmaktadır. Bu iki sebepten ötürü, bazı yerel mahkeme kararlarında ve eski tarihli Yargıtay ilamlarında eMK döneminden kalma bir alışkanlıkla hâlâ sehven "ölüm tarihindeki rayiç değer" ifadelerine rastlanabilmektedir.
- Oysa 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun yürürlüğe girmesiyle birlikte kanun koyucu bilinçli olarak bu kuralı değiştirmiştir. Enflasyonist ekonomide murisin vefatı ile dava tarihi arasında geçen yıllar boyunca paranın alım gücünün erimesi ve taşınmazların fahiş değer kazanması karşısında mirasçılar arasındaki adaleti korumak amacıyla, TMK m. 673/1 açıkça "denkleştirme anındaki değeri" (tasfiye / mahkeme karar anına en yakın tarihteki rayiç değeri) esas almıştır.
- Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin E. 2011/2492, K. 2012/9889 sayılı emsal kararında da açıkça vurgulandığı üzere; davalı mirasçı seçimlik hakkını para iadesi yönünde kullandığında, denkleştirmenin kazandırmanın denkleştirme anındaki değerine göre (TMK m. 673/1) yapılması emredici bir yasal zorunluluktur.
6.3 Yarar, Zarar, Gelir ve Giderlerin Hesabı: Sebepsiz Zenginleşme Atfı (TMK m. 673/2)
TMK m. 673/2 hükmü gereğince: "Yarar ve zarar ile gelir ve giderler hakkında mirasçılar arasında sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır." Davalı mirasçının kazandırma konusu taşınmaza kendi şahsi bütçesinden yaptığı zorunlu ve faydalı masraflar (örneğin arsaya bina yapması veya esaslı tadilat giderleri) sebepsiz zenginleşme kuralları çerçevesinde denkleştirme bedelinden tenzil edilir; malın muris tarafından verildiği halinin denkleştirme anındaki güncel rayiç değeri hesaba katılır.
7. Yüksek Mahkeme (Yargıtay) Emsal Kararları ve Hukuki Değerlendirmesi
Miras hukukunda denkleştirme uyuşmazlıklarına yön veren temel Yargıtay kararları aşağıda tam künyeleri ve gerekçe alıntılarıyla sunulmuştur:
7.1 Yargıtay 1. Hukuk Dairesi: Denkleştirmenin 5 Şartı ve Üçüncü Kişi Engeli (E. 2022/2760, K. 2022/5302, T. 30.06.2022)
Mirasbırakanın çocuklarına ve resmi nikahı bulunmayan birlikte yaşadığı kişiye yaptığı devirler hakkında Yargıtay 1. Hukuk Dairesi denkleştirmenin yasal sınırlarını şu şekilde belirlemiştir:
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, Esas No: 2022/2760, Karar No: 2022/5302, Karar Tarihi: 30.06.2022 (Yargıtay Emsal Kararı)
"...4721 sayılı TMK'nın 669. maddesi gereğince; Mirasbırakanın, mirasçılardan birine veya birkaçına sağlığında yapmış olduğu kazandırmalar nedeniyle mirasta denkleştirmeye karar verilebilmesi için; 1-Karşılıksız bir kazandırmanın varlığı, 2-Bu kazandırmanın sağlararası (mirasbırakanın sağlığında) yapılmış olması, 3-Kazandırmanın mirasbırakanın malvarlığından çıkmış olması, 4-Kazandırmanın yasal mirasçıya yapılmış olması, 5-Kazandırmanın miras payına mahsuben verilmiş olması gerekir. Mirasbırakanın altsoyuna yaptığı karşılıksız kazandırmalar, aksi açıkça belirtilmedikçe onun miras payına mahsuben yapılmış sayılır ve denkleştirmeye tabidir. Kazandırmanın miras payına mahsuben verilmediğini veya mirasbırakan tarafından iadeden muaf tutulduğunu ispat yükümlülüğü lehine kazandırma yapılan altsoya aittir. Somut olayda; davalı ...'in mirasbırakanın yasal mirasçısı olmadığı, dolayısıyla adı geçen davalıya yapılan kazandırmaların denkleştirmeye tabi tutulamayacağı ancak tenkise tabi olabileceği kuşkusuzdur..."
7.2 Yargıtay 7. Hukuk Dairesi: Muris Muvazaası Değil Mirasta Denkleştirme Olarak Nitelendirme Zorunluluğu (E. 2025/2759, K. 2026/700, T. 10.02.2026)
Yerel mahkemelerin denkleştirme davalarını muris muvazaasıyla karıştırarak hatalı niteleme yapmasını bozan en güncel içtihat:
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, Esas No: 2025/2759, Karar No: 2026/700, Karar Tarihi: 10.02.2026 (Yargıtay Emsal Kararı)
"...Dava dilekçesinin içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçiminden; davada 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 669 ve devamı maddelerinde düzenlenen 'mirasta denkleştirme' hukuksal nedenine dayanıldığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, mahkemece davanın mirasta denkleştirme niteliğinde bulunduğu gözetilerek işin esası hakkında inceleme ve araştırma yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile uyuşmazlığın muris muvazaası çerçevesinde incelenerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir..."
7.3 Yargıtay 2. Hukuk Dairesi: Seçimlik Hak (TMK m. 671) ve Denkleştirme Anındaki Değer Kuralı (TMK m. 673/1) (E. 2011/2492, K. 2012/9889, T. 17.04.2012)
Kuruluş sermayesi ile edinilen malvarlıklarında TMK m. 671 ve 673/1 hükümlerinin uygulanmasını emreden bağlayıcı karar:
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, Esas No: 2011/2492, Karar No: 2012/9889, Karar Tarihi: 17.04.2012 (Yargıtay Emsal Kararı)
"...Toplanan deliller, tanık ifadeleri ve tüm dosya kapsamından otel, minibüsler ve otomobilin edinilmesinde davalıların bu malvarlığını edinecek mali güçlerinin bulunmadığı, bu malvarlığını davalılara mirasbırakanın kazandırdığı, davalıların bu malvarlığını mirasbırakanın vermiş bulunduğu kuruluş sermayesi ile edindikleri anlaşılmaktadır... Mirasta denkleştirme koşulları gerçekleştiğine göre; Türk Medeni Kanununun 671. maddesi gereğince işlem yapılması, geri vermekle yükümlü olan davalıların aynen geri vermeyi tercih etmesi durumunda, davalılara yapılan kazandırmaların terekeye iadesi ile yetinilmesi, davalıların tercih hakkını para iadesi yönünden kullanması durumunda, bu halde denkleştirmenin, kazandırmanın denkleştirme anındaki değerine göre (TMK. md. 673/1) yapılması gerektiği de gözetilerek, buna uygun hüküm kurulması gerekirken açıklanan yönde işlem yapılmadan yazılı gerekçe ile davanın tamamen reddi doğru görülmemiştir..."
7.4 Yargıtay 5. Hukuk Dairesi: Mirasbırakanın Son Yerleşim Yeri Mahkemesinin Kesin Yetkisi (E. 2025/12486, K. 2026/3488, T. 02.03.2026)
Denkleştirme davalarında davalının yerleşim yeri değil, murisin son ikametgahının kesin yetkili olduğunu tescil eden güncel merci tayini ilamı:
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, Esas No: 2025/12486, Karar No: 2026/3488, Karar Tarihi: 02.03.2026 (Yargıtay Emsal Kararı)
"...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 11/1-(a) ve (b) maddesi uyarınca terekenin paylaşılmasına, yapılan paylaşmanın geçersizliğine, ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkisine, miras sebebiyle istihkaka ilişkin davalarda ve mirasçılar arasında terekenin yönetiminden kaynaklanan davalarda, ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir. Dava, mirasta denkleştirme (terekeye iade) istemine ilişkin olup mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesinin kesin yetkili olduğu anlaşılmaktadır..."
8. Yargılama Usulü: Görev, Kesin Yetki, Zamanaşımı, Taraf Teşkili ve Hukuki Yarar
Mirasta denkleştirme davalarında haklı bir davanın usulden reddedilmesini önlemek adına 5 temel usul kuralı titizlikle uygulanmalıdır:
8.1 Görevli Mahkeme: Asliye Hukuk Mahkemesi (HMK m. 2) ve Taksim Davasıyla İlişkisi
Bağımsız bir eda davası olarak açılan mirasta denkleştirme uyuşmazlıklarında genel görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi'dir (HMK m. 2). Bununla birlikte Sulh Hukuk Mahkemesi'nde derdest bir ortaklığın giderilmesi (miras taksimi) davası bulunuyorsa, mirasçılar taksim çerçevesinde denkleştirme hesabının yapılmasını isteyebilir veya Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan denkleştirme davası taksim davasında bekletici mesele yapılır.
8.2 Kesin Yetkili Mahkeme: Mirasbırakanın Son Yerleşim Yeri Mahkemesi (HMK m. 11/1-a,b)
HMK m. 11/1-a,b ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 02.03.2026 tarihli emsal ilamı uyarınca; mirasta denkleştirme davalarında mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir. Davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılan davalarda mahkeme yetkisizlik kararı vererek dosyayı resen son yerleşim yeri Asliye Hukuk Mahkemesi'ne göndermekle yükümlüdür.
8.3 Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süre: Taksim Öncesi ve Taksim Sonrası Ayrımı (TBK m. 146)
Bu konuda bilinmesi gereken en önemli kural şudur:
- Miras Taksim Edilmemiş İse: Tereke üzerinde mirasçıların elbirliği mülkiyeti devam ettiği ve miras fiilen taksim edilmediği sürece denkleştirme talepleri için zamanaşımı süresi işlemez (Yargıtay 1. HD, E. 2015/16680, K. 2017/7457). Tenkis davasındaki 1 yıllık katı hak düşürücü süre denkleştirmede uygulanmaz.
- Miras Taksim Edildikten Sonra: Mirasçılar terekeyi aralarında resmi olarak paylaştıktan veya denkleştirme alacağı muaccel olduktan sonra sebepsiz zenginleşme ve genel zamanaşımı hükümleri (TBK m. 146 uyarınca 10 yıl) devreye girer.
8.4 Taraf Teşkili: Terekeye Aynen İadede Mecburi Dava Arkadaşlığı vs. Pay Oranında Nakden Alacak
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre (Yargıtay 1. HD, E. 2015/16680, K. 2017/7457):
- Davacı mirasçı, kazandırmanın "terekeye aynen iadesini" talep ediyorsa, tereke elbirliği mülkiyetine tabi olduğundan davanın tereke adına açılması ve tüm yasal mirasçıların davada yer alması (davacı olmaları, muvafakat vermeleri veya terekeye temsilci atanması) suretiyle taraf teşkilinin sağlanması dava şartıdır.
- Buna karşılık davacı mirasçı terekeye aynen iade yerine, kendi miras payına düşen denkleştirme bedelinin nakden tahsilini istiyorsa, diğer mirasçıları dahil etmeksizin yalnızca kazandırmayı alan borçlu mirasçıya karşı kendi payı oranında bağımsız bir eda davası ikame edebilir.
8.5 Hukuki Yarar Şartı: Eda Davası Açma İmkânı Varken Mücerret Tespit Davası Açılamaması (HMK m. 106/2)
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin E. 2024/3921, K. 2025/2508, T. 08.05.2025 tarihli emsal kararında (Yargıtay Emsal Kararı) vurgulandığı üzere; mirasbırakan vefat ettikten sonra mirasçıların doğrudan eda davası (terekeye iade veya miras payı oranında bedel tahsili) açma hakkı varken, yalnızca "yapılan kazandırmanın denkleştirmeye tabi olduğunun tespiti" istemiyle mücerret tespit davası açmaları HMK m. 106/2 gereğince hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddini gerektirir.
9. Miras Hukuku Davalarında Hukuki Danışmanlık ve İletişim
Mirasbırakanın sağlığında gerçekleştirdiği tasarrufların tespiti, muris muvazaası (01.04.1974 İBK) ile denkleştirme ve tenkis davaları arasındaki kademeli (terditli) dava stratejisinin kurgulanması, TMK m. 673/1 uyarınca denkleştirme anındaki güncel rayiç değerin hesaplanması ve usuli dava şartlarının eksiksiz yerine getirilmesi teknik miras hukuku uzmanlığı gerektirir.
Miras hukuku uyuşmazlıklarınız ve hukuki durum değerlendirmesi için büromuzun dijital araçlarından yararlanabilir veya doğrudan iletişime geçebilirsiniz:
- Yasal miras paylarınızı ve saklı pay oranlarınızı hesaplamak için: Miras Payı Hesaplama Aracı
- Sitemizde yer alan tüm yasal analiz modülleri için: Tüm Hukuki Hesaplama Araçları
- Dosya süreçlerinizi 7/24 şeffaf biçimde takip edebileceğiniz altyapımız: Dijital Müvekkil Portalı
- Hukuki danışmanlık ve randevu talepleriniz için: İletişim ve Randevu Bilgileri
10. Sıkça Sorulan Sorular (FAQ)
Babam sağlığında parasını ödeyerek üçüncü kişiden erkek kardeşime ev satın aldı, muris muvazaası mı yoksa denkleştirme davası mı açmalıyım?
Taşınmaz babanızın kendi adına tapuda kayıtlı olmadan doğrudan üçüncü kişiden kardeşiniz adına tescil edildiği (gizli bağış) için Yargıtay'ın 01.04.1974 tarihli İBK kararı uygulanamaz ve muris muvazaası davası reddedilir. Ancak parası babanız tarafından ödendiği için bu işlem TMK m. 669/2 uyarınca karşılıksız kazandırmadır. Açılması gereken doğru dava Mirasta Denkleştirme Davası (ve terditli olarak Tenkis) olup, kardeşinizin taşınmazın güncel denkleştirme anı değerini terekeye iade etmesi veya miras payından mahsup ettirmesi sağlanır.
İade edilecek malın değeri ölüm tarihine göre mi yoksa güncel denkleştirme tarihine göre mi hesaplanır?
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 673/1 açıkça "Denkleştirme, kazandırmanın denkleştirme anındaki değerine göre yapılır" hükmünü amirdir. Eski Medeni Kanun dönemindeki ölüm tarihi kuralı yürürlükten kalkmıştır. Davalı mirasçı malı aynen iade etmeyip değerini mahsup ettirmeyi seçtiğinde, malın ölüm tarihindeki değeri değil; mahkemenin tasfiye ve karar anına en yakın tarihteki güncel rayiç piyasa değeri bilirkişi marifetiyle hesaplanır.
Evlenen çocuğa yapılan çeyiz ve düğün masrafları mirasta denkleştirmeye tabi midir?
TMK m. 675/1 ve 675/2 uyarınca, evlenme sırasında yapılan geleneğe uygun masraflar ile alışılmış ölçüler içinde yapılan çeyiz giderleri hakkında kanunen denkleştirmeye tabi tutmama arzusunun bulunduğu asıldır (kanuni muafiyet karinesi). Ancak ailenin ekonomik gücünü ve mutat örfü aşan nitelikteki (örneğin çeyiz kisvesiyle gayrimenkul veya yüksek sermaye tahsisi gibi) olağanüstü kazandırmalar TMK m. 669/2 gereğince denkleştirmeye tabidir.
Denkleştirme davası açmak için belirli bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre var mıdır?
Miras ortaklığı devam ettiği ve tereke henüz mirasçılar arasında resmi olarak taksim edilmediği sürece mirasta denkleştirme talebi için zamanaşımı süresi işlemez (Yargıtay 1. HD, E. 2015/16680, K. 2017/7457). Tenkis davasındaki 1 yıllık hak düşürücü süre denkleştirmede uygulanmaz. Terekenin paylaşılmasından sonra ise 10 yıllık genel zamanaşımı süresi (TBK m. 146) uygulanır.
Mirasbırakanın resmi nikahlı eşi veya nikahsız birlikte yaşadığı kişiye yaptığı kazandırmalar için denkleştirme istenebilir mi?
Nikahsız birlikte yaşanılan kişi yasal mirasçı olmadığından ona karşı denkleştirme davası açılamaz; koşulları varsa yalnızca Tenkis Davası (TMK m. 560) açılabilir (Yargıtay 1. HD, E. 2022/2760, K. 2022/5302). Resmi nikahlı sağ kalan eş ise yasal mirasçıdır ancak altsoy olmadığından TMK m. 669/2'deki kanuni iade karinesi eş hakkında geçerli değildir; eşe yapılan kazandırmanın denkleştirmeye tabi olması için murisin bunu eşin miras payına mahsuben verdiğinin davacı mirasçılar tarafından ispatlanması gerekir.
Mirasta denkleştirme davası hangi mahkemede açılır?
Görevli mahkeme HMK m. 2 uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesi'dir (miras taksimi davası içinde ileri sürülüyorsa Sulh Hukuk Mahkemesi). Yetkili mahkeme ise HMK m. 11/1-a,b ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 02.03.2026 tarihli kararı uyarınca mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesi olup bu yetki kesin yetkidir.
Resmi Mevzuat ve Yargıtay İçtihat Kaynakları:
• 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK m. 669 - 675 Mirasta Denkleştirme Hükümleri)
• 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK Görev, Kesin Yetki ve Tespit Davası m. 2, 11, 106)
• Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2022/2760, K. 2022/5302, T. 30.06.2022 (Yargıtay Emsal Kararı)
• Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/2759, K. 2026/700, T. 10.02.2026 (Yargıtay Emsal Kararı)
• Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/2492, K. 2012/9889, T. 17.04.2012 (Yargıtay Emsal Kararı)
• Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/12486, K. 2026/3488, T. 02.03.2026 (Yargıtay Emsal Kararı)
• Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/16680, K. 2017/7457, T. 19.12.2017 (Yargıtay Emsal Kararı)
• Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/3921, K. 2025/2508, T. 08.05.2025 (Yargıtay Emsal Kararı)