Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası ve Miras Paylaşım
13 Haziran 2026
1. Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası Nedir?
Ortaklığın giderilmesi davası, bir mal üzerindeki birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirerek kişisel mülkiyete geçişi sağlayan çekişmeli bir dava türüdür.
-Paylı Mülkiyet (TMK m. 698): Hukuki bir engel veya taraflar arasında yapılmış geçerli bir sözleşme (en fazla 10 yıl ile sınırlı) bulunmadıkça, paydaşlardan her biri malın paylaşılmasını isteyebilir. Uygun olmayan zamanda paylaşma isteminde bulunulamaz.
-Miras Ortaklığı (Elbirliği Mülkiyeti - TMK m. 642): Mirasçıların her biri, terekeye dahil malların aynen veya satış yoluyla paylaştırılmasına karar verilmesini sulh mahkemesinden isteyebilir.
Bu dava, tüm paydaşlar (ortaklar) arasında görülür. Davayı açan ortak davacı, diğer tüm ortaklar ise davalı konumundadır. Davada çift etkili (iki taraflı) dava özelliği söz konusudur; yani davanın kazananı veya kaybedeni yoktur, mahkeme kararı tüm ortaklar için aynı hukuki sonucu doğurur.
2. Görevli ve Yetkili Mahkeme Hangisidir?
Ortaklığın giderilmesi davalarında görev ve yetki kuralları kamu düzenine ilişkin olup mahkemece kendiliğinden (resen) dikkate alınır:
-Görevli Mahkeme: Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 4/1-b uyarınca, ortaklığın giderilmesine ilişkin davalarda kesin görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi'dir.
-Yetkili Mahkeme (Normal Taşınmazlar İçin): Eğer dava konusu ortaklık bir taşınmaza (arsa, konut, iş yeri vb.) ilişkinse, HMK m. 12/1 gereğince taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Taşınmaz birden fazla ise, taşınmazlardan birinin bulunduğu yer mahkemesinde de dava açılabilir.
-Yetkili Mahkeme (Miras Ortaklığı İçin): Dava miras yoluyla kalan terekenin paylaşımına yönelik bir miras ortaklığının giderilmesi davası ise, HMK m. 11/1-a uyarınca muris (ölen kişi) son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir. Bu durum, taşınmazların bulunduğu yerden bağımsız olarak davanın murisin vefat ettiği yerdeki Sulh Hukuk Mahkemesi'nde açılmasını zorunlu kılar.
3. Ortaklık Nasıl Giderilir? (Paylaşma Biçimleri)
Türk Medeni Kanunu m. 699 uyarınca hakim, ortaklığın giderilmesinde iki yöntemden birine karar verir:
A) Aynen Taksim Suretiyle Giderilme (Aynen Bölüşme)
Ortaklardan birinin talebi üzerine hakim öncelikle malın aynen bölünerek paylaştırılmasının mümkün olup olmadığını araştırır.
-Taşınmazın imar durumu, yüzölçümü, tarım arazisi ise asgari tarımsal arazi büyüklüğü kriterleri (5403 sayılı Kanun) aynen taksime uygun olmalıdır.
-Bölünen parçaların değerleri birbirine denk düşmezse, hakim eksik parça değerine para eklenerek (ivaz ilavesi) denkleştirme sağlayabilir.
B) Satış Suretiyle Giderilme (Açık Artırma)
Malın önemli bir değer kaybına uğramadan bölünmesi mümkün değilse (örneğin tek bir daire, imar kanununa göre bölünemeyen bir arsa vb.) mahkeme, malın açık artırma yoluyla satılarak bedelinin paylaştırılmasına hükmeder.
-Halkın Katılımına Açık Satış: Kural olarak satış genel açık artırma usulüyle yapılır ve herkes ihaleye katılabilir.
-Paydaşlar Arasında Satış: Satışın sadece paydaşlar (ortaklar) arasında yapılmasına karar verilebilmesi için bütün paydaşların oybirliğiyle rıza göstermesi şarttır (TMK m. 699/3). Tek bir ortağın dahi itirazı veya rıza göstermemesi halinde satış herkese açık olarak gerçekleştirilir.
4. Ortaklığın Giderilmesi Davasında Karşılaşılan Kritik Hukuki Engeller
Dava süreci basit gibi görünse de içerisinde çok ciddi hak kayıpları barındıran teknik süreçlerdir:
Muhdesatın Aidiyeti İddiası: Dava konusu arazi üzerinde ortaklardan birinin inşa ettiği bina veya diktiği ağaçlar bulunabilir. Bunlara "muhdesat" denir. Eğer bu yapıların kime ait olduğu konusunda ortaklar arasında ihtilaf varsa, hak sahibi tarafından Muhdesatın Aidiyeti Davası açılmalıdır. Bu dava, ortaklığın giderilmesi davasında "bekletici mesele" yapılır ve davanın gidişatını doğrudan etkiler.
Kıymet Takdirine İtiraz: Satış memurluğunca yaptırılan değerleme (kıymet takdiri) taşınmazın gerçek değerinin altında çıkabilir. Bu durumda hissedarların tebliğden itibaren 7 gün içinde Sulh Hukuk Mahkemesi'nde kıymet takdirine itiraz davası açması gerekir. Bu süre hak düşürücüdür.
İki Yıllık Süre Sınırı: Yargıtay içtihatları ve İcra İflas Kanunu (İİK m. 128/a-2) uyarınca, kesinleşen kıymet takdirinin üzerinden iki yıl geçtikten sonra ihale yapılması ihalenin feshi (iptal) nedenidir. Bu sürenin takibi hayati önem taşır.
5. Bu Davanın Neden Bir Avukat İle Açılması ve Takip Edilmesi Gerekir?
Ortaklığın giderilmesi davasında hak kaybına uğramamak ve taşınmazınızın değerinin altında satılmasını engellemek için sürecin başından itibaren uzman bir gayrimenkul avukatı ile çalışılması fiili bir zorunluluktur. Avukatın bu süreçteki hayati rolleri şunlardır:
Taraf Teşkilinin Eksiksiz Sağlanması: Davanın görülebilmesi için tapuda veya veraset ilamında adı geçen tüm ortaklara tebligat çıkarılması zorunludur. Ortaklardan biri vefat etmişse mirasçıları tespit edilip davaya dahil edilir. Adresi bilinmeyen taraflara ilanen tebligat yapılır. Tek bir ortağın dahi davaya dahil edilmemesi kararın bozulmasına neden olur. Avukat, yasal yetkilerini kullanarak nüfus ve adres sorgulamalarını hızlıca yapar ve davanın yıllarca uzamasını engeller.
Aynen Taksim İncelemesi ve Hakların Savunulması: Taşınmazın aynen bölünmesi (aynen taksim) mülkünüzü kaybetmenizi önler. Mahkemenin atayacağı bilirkişilerin hatalı raporlarına doğru hukuki argümanlarla itiraz edilmesi ve aynen taksim şartlarının zorlanması avukatın uzmanlık alanıdır.
Muhdesat Haklarının Hesaplanması: Arazi üzerine kendi imkanlarınızla yaptığınız yatırımların (bina, ağaç vb.) satış bedelinden payınıza eklenmesini sağlamak ve diğer ortakların haksız taleplerini engellemek için açılacak yan davaları ve oranlama hesaplarını ancak uzman bir avukat yönetebilir.
Satış Dosyası Takibi ve İhale Güvenliği: Satış Memurluğu aşamasında kıymet takdirinin güncel piyasa koşullarını yansıtıp yansıtmadığının kontrolü, gerektiğinde 7 günlük sürede itiraz edilmesi, satış ilanlarının takibi ve ihale günü haklarınızın savunulması avukat aracılığıyla güvenle yürütülür.
Gereksiz Masrafların Önlenmesi: Usuli hatalar nedeniyle davanın reddedilmesi veya uzaması, taraflara ekstra harç ve masraf yükü getirir. Avukat, davanın en az maliyetle ve en kısa sürede sonuçlanmasını sağlar.
Sonuç:
Ortaklığın giderilmesi davaları, mülkiyet hakkını doğrudan sonlandıran ve malın nakde çevrilmesine yol açan önemli davalardır. Süreçteki usul hataları, hak sahiplerinin mülklerini değerinin çok altında kaybetmelerine sebep olabilir. Bu nedenle davanın açılmasından ihale aşamasına ve satış bedellerinin paylaştırılmasına kadar geçen tüm aşamaların alanında uzman bir avukat ile takip edilmesi, haklarınızın eksiksiz korunması adına en güvenli yoldur
İlgili araç: Yasal miras paylarının nasıl dağıldığını görmek için miras payı hesaplama aracını kullanabilirsiniz.
— Av. Mert Atış