Özet & Hukuki Çıkarım:
- 1. Dava açmadan tahkim: Trafik kazasında araç değer kaybı, mahkemeye gitmeden Sigorta Tahkim Komisyonu'na yapılacak başvuruyla talep edilebilir (KTK m. 97, 5684 s. Sigortacılık Kanunu m. 30).
- 2. Zorunlu ön başvuru ve ekspertiz takibi: Komisyona gitmeden önce kusurlu aracın trafik sigortacısına başvuru yapılmalı, başvurunun ulaştığı ispatlanabilmeli ve 15 günlük bekleme süresinin yanında ekspertiz sürecinin tamamlanıp tamamlanmadığı kontrol edilmelidir (SEDDK 2026/02 sayılı Sirküler).
- 3. Avukatsız başvuru ciddi hak kaybı riski taşır: Hakemler yalnızca dosyadaki evrak üzerinden karar verir; ön başvurudaki bir usul hatası, eksper raporu tamamlanmadan yapılan erken başvuru, eksik belge, yanlış kurulan talep veya kaçırılan 10 günlük itiraz süresi, haklı olunsa bile alacağın kaybedilmesine ve masrafların başvurucuya kalmasına yol açabilir.
- 4. Başvurucu vekili lehine maktu vekâlet ücreti: Başvuru kabul edildiğinde başvurucu vekili lehine hükmedilecek vekâlet ücreti, AAÜT'deki asliye mahkemeleri maktu ücretinin (2025-2026 AAÜT için 45.000 TL) altına inemez; kabul edilen miktarı da geçemez (AAÜT m. 17/2; Yargıtay 4. HD, E. 2023/2455, K. 2025/599).
Önemli Uyarı: Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru hukuken avukat zorunluluğuna tabi olmasa da süreç; sigortacıya usulüne uygun ön başvuru, ekspertiz sürecinin SBM kayıtlarından kontrolü, ispat belgelerinin hazırlanması, talep tutarının kurgulanması, bilirkişi raporunun denetlenmesi, bir defalık talep artırımı ve kısa itiraz süreleri gibi birbirine bağlı teknik aşamalardan oluşur. Bu aşamalardan birinde yapılan hata çoğu zaman sonradan düzeltilemez. Komisyon da tarafsızlık gereği başvurucuya hukuki görüş ve tavsiye vermez. Hak kaybına uğramamak için başvurunun bir avukat aracılığıyla yapılması tavsiye edilir. Ayrıntılı değerlendirme için Bölüm 9'a bakınız.
Kısa Cevap: Araç Değer Kaybı İçin Sigorta Tahkim'e Nasıl Başvurulur?
Trafik kazasında aracında değer kaybı oluşan kişi, mahkemede dava açmadan Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurabilir. Bunun için önce kusurlu aracın trafik sigortası şirketine yazılı başvuru yapılır (KTK m. 97). Sigorta şirketi 15 gün içinde cevap vermez veya talebi karşılamazsa (ve ekspertiz süreci sigortacıya yüklenemeyecek bir nedenle devam etmiyorsa) Komisyona çevrim içi başvuru yapılır. 16.07.2026 tarihinden itibaren geçerli Başvuru Ücret Tarifesi'ne göre başvuru ücreti uyuşmazlık tutarına göre 600 TL ile tutarın %1,8'i arasındadır; değer kaybı bilirkişi ücreti 1.880 TL'dir. Raportör ön incelemeyi 15 günde, hakem ise kararı en geç dört ayda verir; 35.000 TL ve üzerindeki uyuşmazlıklarda karara 10 gün içinde itiraz edilebilir. Hakemler yalnızca dosyadaki evrak üzerinden karar verdiğinden ön başvuru, belge ve talep hataları hak kaybına yol açabilir. Başvuru kabul edilirse başvurucu vekili lehine, kabul edilen tutarı geçmemek kaydıyla en az asliye mahkemeleri maktu vekâlet ücretine (2025-2026 tarifesine göre 45.000 TL) hükmedilir.
1. Sigorta Tahkim Komisyonu Nedir, Mahkemeden Farkı Nedir?
Sigorta Tahkim Komisyonu, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkları çözmek üzere Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde kurulmuş bir tahkim kurumudur. Merkezi İstanbul'dadır; başvurular merkeze, başvuranın ikametgâhının bulunduğu yerdeki ya da rizikonun gerçekleştiği yerdeki büroya veya elektronik ortamda yapılabilir (Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik m. 16/1).
Trafik kazasından doğan araç değer kaybı talebi, kusurlu aracın Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası kapsamında olduğundan, zarar gören açısından iki yol vardır: mahkemede dava açmak veya tahkime başvurmak. Karayolları Trafik Kanunu m. 97, zarar görenin sigortacıya yazılı başvurusundan sonra "dava açabileceğini veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabileceğini" düzenler. Zorunlu sigortalarda ilgili sigorta şirketi tahkim sistemine üye olmasa bile hak sahipleri tahkimden yararlanabilir (5684 s.K. m. 30/1); Komisyon bu kapsamda 18.04.2013 tarihinden sonra ortaya çıkan uyuşmazlıklar için başvuru kabul ettiğini belirtmektedir (Sigorta Tahkim Komisyonu, Sık Sorulan Sorular). Komisyona başvuru için arabulucuya gidilmesi şartı aranmaz; kanunda öngörülen ön şart, sigorta kuruluşuna yapılacak başvurudur (5684 s.K. m. 30/13).
Tahkimin mahkeme yargılamasından iki önemli farkı vardır:
- Evrak üzerinden karar: Kanun, hakemlerin "sadece kendilerine verilen evrak üzerinden karar vereceğini" öngörür (m. 30/15). Komisyon da başvuruların ilke olarak dosya üzerinden değerlendirileceğini, ancak hakemlerce gerekli görülürse duruşma düzenleneceğini açıklamaktadır. Bu nedenle haklılığı gösteren tüm belgelerin başvuruyla birlikte sunulması önemlidir.
- Süre: Raportör ön incelemesi en geç 15 gün içinde tamamlanır; hakemler görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermek zorundadır. Taraflar yazılı olarak muvafakat etmedikçe bu süre dolarsa uyuşmazlık yetkili mahkemece çözülür (m. 30/15-16).
2. Dava Açmadan Tahkime Başvurmanın Şartları
2.1. Sigorta Şirketine Ön Başvuru ve 2026 Düzenlemeleri
Komisyona gidilebilmesi için, uyuşmazlığa konu olay hakkında sigortacılık yapan kuruluşa gerekli başvuruların yapılmış ve talebin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandığının belgelenmiş olması gerekir. Sigorta şirketinin yazılı cevap vermemesi de başvuru için yeterlidir (5684 s.K. m. 30/13). Trafik sigortasında Karayolları Trafik Kanunu m. 97 bu süreyi 15 gün olarak belirler (diğer sigorta branşlarında 5684 s.K. m. 30/13 uyarınca 15 iş günü); sigorta şirketi bu süre içinde yazılı cevap vermezse veya verdiği cevap talebi karşılamazsa tahkime gidilebilir.
Komisyon, şirketin süresinde cevap vermediğinin ispatı için sunulabilecek belgeler olarak noter ihtarnamesini, iadeli taahhütlü posta veya kargo alındısını ve sigorta kuruluşunun evrak kayıt tarihini gösteren sureti saymaktadır (Başvuru Sırasında İstenecek Belgeler); KEP kaydı da tebliğ tarihini gösteren bir ispat aracı olarak kullanılabilir. Ayrıca sigorta kuruluşuna gönderilen müracaat yazısının da dosyaya eklenmesi gerekir. Raportör, ön incelemede gerekli başvuruların yapılıp yapılmadığını, talebin olumsuz sonuçlanıp sonuçlanmadığını veya sigortacının süresinde cevap vermeyip vermediğini değerlendirir (Yönetmelik m. 16/2-a).
2026 yılında yürürlüğe giren iki önemli düzenleme ön başvuru sürecini doğrudan etkilemektedir:
- 1 Temmuz 2026'dan itibaren "otomatik değer kaybı talebi": 12.06.2026 tarihli ve 33278 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak 01.07.2026 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar ile değiştirilen A.5/a maddesine göre, maddi zararlar teminatı kapsamında araç hasarı için başvuruda bulunan hak sahibi, değer kaybı talebinde de bulunmuş kabul edilir. Değer kaybı, Kurumca belirlenecek usul ve esaslara göre atanan sigorta eksperi tarafından aracın kaza öncesi ve onarım sonrası ikinci el satış değeri arasındaki fark dikkate alınarak tespit edilir; sigortacı hesaplanan değer kaybı tutarını en geç nihai eksper raporunun kendisine ulaştığı tarihi takip eden iş günü içinde yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı aracılığıyla hak sahibine bildirir. Bununla birlikte, yalnızca değer kaybı talep edilen dosyalarda veya tahkimde başvuru ve temerrüt tarihini tereddütsüz ispatlayabilmek için yazılı başvuru yapılması ve tebliğ belgesinin saklanması tavsiye edilir.
- SEDDK'nın 05.08.2026 tarihli 2026/02 sayılı Sirküleri (devam eden ekspertiz süreci): SEDDK'nın 05.08.2026 tarihli ve 1862 sayılı Kurul Kararına dayanan Motorlu Araç Sigortaları Kapsamında Sigorta Tahkim Komisyonuna Yapılacak Başvurular Hakkında Kurum Sirküleri (2026/02) uyarınca; kasko ve zorunlu trafik sigortası kapsamında ekspertiz süreci tamamlanmamış maddi zararlarda, sigorta kuruluşu mevzuattaki süre içinde eksper atadığını ve eksper raporunun sigortacıya yüklenemeyecek etkenler sebebiyle henüz tamamlanamadığını Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM) sistemleri üzerinden belgelendirirse, talebin olumsuz sonuçlandığı ya da cevabın talebi karşılamadığına ilişkin bir uyuşmazlık bulunduğu kabul edilmez. Bu nedenle başvuru öncesinde SBM kayıtlarından eksper ataması ve rapor süreci mutlaka kontrol edilmelidir.
2.2. Uyuşmazlığın Başka Bir Yola Taşınmamış Olması
Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca Tüketici Hakem Heyeti'ne intikal etmiş uyuşmazlıklar için Komisyona başvurulamaz (5684 s.K. m. 30/14). Yönetmelik ayrıca uyuşmazlığın mahkemeye, icra takibine, tahkime veya Tüketici Hakem Heyeti'ne intikal edip etmediğinin ilgilinin beyanına göre tespit edileceğini düzenler (m. 16/2-b). Aynı uyuşmazlık için hem dava hem tahkim yolu birlikte işletilemez. Ancak Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 18.02.2026 tarihli ve E. 2024/6706, K. 2026/1847 sayılı kararında belirtildiği üzere, aynı talep için daha önce açılan mahkeme davasının "açılmamış sayılmasına" karar verilmişse, HMK m. 150/6 uyarınca mahkemeye hiç başvurulmamış sonucu doğacağından Komisyona başvurunun önünde yasal bir engel kalmaz.
2.3. Zamanaşımı
Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl, her hâlde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar (KTK m. 109/1). Dava cezayı gerektiren bir fiilden doğuyor ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir (KTK m. 109/2). Zamanaşımı tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse sigortacıya karşı da kesilmiş olur (KTK m. 109/3).
3. Adım Adım Tahkim Süreci
- Kaza tespiti ve belgeler: Kaza tespit tutanağı, araç ruhsatı, hasar fotoğrafları, onarım faturaları ve varsa ekspertiz raporu toplanır.
- Sigortacıya yazılı başvuru: Kusurlu aracın trafik sigortacısına değer kaybı talebi yazılı olarak bildirilir. 01.09.2026'dan itibaren motorlu araç sigortalarındaki hasar başvuruları, SEDDK'nın 2026/21 sayılı Genelgesiyle kurulan Alo 193 Sigorta Hasar İhbar ve Şikayet Hattı bünyesindeki Ortak Hasar İhbar Merkezi (OHİM) üzerinden de yapılabilmektedir; bu yolla yapılan başvuru, talebin SBM veri tabanına ulaştığı tarih ve saat itibarıyla ilgili şirkete yapılmış sayılır (SEDDK 2026/22 sayılı Genelge, m. 4). Sigortacı, hak sahibinin belgelerini kendisine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde sigorta sınırları içinde kalan miktarı ödemekle yükümlüdür (KTK m. 99/1).
- 15 günlük bekleme ve ekspertiz kontrolü: Cevap gelmez veya talep karşılanmazsa ve SBM kayıtlarında sigortacıya yüklenemeyecek nedenlerle devam eden bir ekspertiz süreci bulunmuyorsa tahkim yolu açılır.
- Tahkim başvurusu: Başvuru, Komisyonun çevrim içi başvuru sistemi üzerinden yapılabilir. Elektronik başvurularda başvuru formu sisteme girilen bilgilerden otomatik oluşturulur; fiziki başvurularda ıslak imzalı form gerekir. Komisyon, başvuruya eklenmesi unutulan belgelerin "Online Belge Gönderimi" menüsünden gönderilmesi gerektiğini, Komisyonun e-posta adresine gönderilen belgelerin ise kabul edilmeyeceğini belirtmektedir.
- Başvuru ücreti ve tebligat gideri: Bölüm 5'teki tabloda gösterilen ücret başvuru günü saat 23.59'a kadar ödenmelidir.
- Raportör ön incelemesi: Başvuru şartları oluşmamışsa veya dosyada uyuşmazlığın çözümü için gerekli bilgi ve belge eksikliği varsa raportör durumu bildirir ve dosyayı kapatır; bu durumda başvuru ücretinin yarısı iade edilir (Yönetmelik m. 16/3, 16/5).
- Hakem veya heyet ataması: Uyuşmazlık miktarı heyet teşekkül sınırına (2026 için 122.000 TL) ulaşıyorsa üç kişilik heyet oluşturulması zorunludur (Yönetmelik m. 16/7). Taraflar, HMK'daki hâkimin reddi sebeplerine dayanarak hakemi reddedebilir; ret talebi durumun öğrenilmesinden itibaren en geç beş iş günü içinde dilekçeyle yapılır (m. 30/15).
- Bilirkişi: Çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgi gerektiren hâllerde hakem bilirkişi görüşünü alır (Yönetmelik m. 16/12). Bilirkişi için takdir edilen ücret, tebliğ edilen ara kararda belirtilen Komisyon hesabına yatırılır.
- Karar ve tebliğ: Hakemin kararı Komisyon müdürlüğünce en geç üç iş günü içinde taraflara bildirilir (m. 30/16).
- İtiraz: Parasal sınıra (2026 için 35.000 TL) ulaşan uyuşmazlıklarda karar tebliğinden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus Komisyon nezdinde itiraz edilebilir. İtiraz başvurularında da başvuru ücret tarifesindeki ücret alınır. Süresinde ve usulüne uygun yapılan itiraz hakem kararının icrasını durdurur; üç kişilik itiraz hakem heyeti iki ay içinde karar verir (m. 30/12).
4. Parasal Sınırlar: Kesinlik, İtiraz, Heyet ve Temyiz (2026)
Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 22.01.2026 tarihli duyurusuna göre, SEDDK'nın 14.01.2026 tarihli ve 1497 sayılı kararı uyarınca Sigortacılık Kanunu m. 30'un on ikinci ve on beşinci fıkralarındaki parasal sınırlar 22.01.2026 tarihinden itibaren şöyledir:
| Sınır | Tutar | Anlamı |
|---|---|---|
| İtiraz sınırı | 35.000 TL ve üzeri | Bu tutarın altındaki uyuşmazlıklarda hakem kararı kesindir. |
| Heyet teşekkül sınırı | 122.000 TL ve üzeri | Uyuşmazlığın en az üç kişilik hakem heyetince çözümü zorunludur. |
| Temyiz sınırı | 383.000 TL üzeri | İtiraz hakem heyeti kararına karşı Yargıtay'a temyiz mümkündür. |
Bu sınırlar her takvim yılı başında yeniden belirlenir. 19.03.2026 tarihli ve 33201 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan düzenlemeyle (Komisyon duyurusu), kararın itiraza veya temyize tabi olup olmadığı değerlendirilirken karar tarihindeki değil başvurunun yapıldığı tarihteki parasal sınırlar esas alınır; heyet teşekkülünde ise heyetin teşekkül edeceği tarihteki (ıslah veya bedel artırım hakkının kullanıldığı tarih) miktar dikkate alınır. Başvuru yapılacağı tarihte geçerli sınırlar Komisyon duyurularından teyit edilmelidir.
5. Başvuru Ücreti, Tebligat Gideri ve Bilirkişi Ücreti
Komisyonun yayımladığı ve 16.07.2026 tarihinden itibaren yürürlüğe giren Başvuru Ücret Tarifesi'ne göre (KDV dahil):
| Uyuşmazlığa konu miktar | Başvuru ücreti |
|---|---|
| 0 – 8.500 TL | 600 TL |
| 8.501 – 17.000 TL | 1.200 TL |
| 17.001 – 85.000 TL | 1.750 TL |
| 85.001 TL ve üzeri | Uyuşmazlık tutarının %1,8'i (en az 1.750 TL) |
İtiraz başvurularında da aynı başvuru ücreti alınır.
- Tebligat gideri: 01.01.2026'dan itibaren geçerli bir KEP adresi beyan edenler için 75 TL, beyan etmeyenler için 325 TL'dir (Başvuru Ücretleri).
- Bilirkişi ücreti: 01.01.2026 tarihinden itibaren değer kaybı tazminatı uyuşmazlıklarında Komisyon bilirkişi ücreti 1.880 TL, adli trafik (kusur) incelemesi için 2.260 TL, değer kaybı dışındaki diğer motorlu araç sigortası tazminatlarında 3.590 TL olarak belirlenmiştir (Bilirkişi Ücret Tarifesi duyurusu).
- Ödeme numarası kuralı: EFT/havale ile yapılan ödemelerde işlem açıklaması alanına yalnızca Komisyonun elektronik başvuru sırasında ürettiği "ödeme numarası" yazılmalıdır. Numaranın hatalı, eksik yazılması veya hiç yazılmaması hâlinde ödeme başvuru dosyasıyla eşleşmez ve başvuru işleme alınamaz. Ödeme, başvurunun yapıldığı günün sonuna (23.59) kadar tamamlanmalıdır.
6. Kısmi Başvuru, Talep Artırımı ve Zincirleme Dosya Riski
Değer kaybının gerçek tutarı çoğu zaman bilirkişi raporuyla ortaya çıkar. Bu nedenle başvuruda talebin nasıl kurulduğu önem taşır.
Belirsiz alacak davası kaldırıldı. 31.07.2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7589 sayılı Kanun'un 19. maddesi ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi (belirsiz alacak davası) yürürlükten kaldırılmıştır. Aynı Kanun'un 20. maddesi, HMK m. 109'a yeni bir dördüncü fıkra ekleyerek, alacağın yalnızca bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusunun aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabileceğini; bu hâlde zamanaşımının artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılacağını düzenlemiştir (HMK m. 109/4). Bu hükümler Kanun'un yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir (7589 s.K. m. 26). 5684 sayılı Kanun m. 30/23 uyarınca kanunda hüküm bulunmayan hâllerde HMK hükümleri sigorta tahkiminde kıyasen uygulanır.
Komisyonun 12.08.2026 tarihli Uygulama Kararı. Komisyon Başkanlığı, 7589 sayılı Kanun'un 19. ve 20. maddelerindeki usul değişikliklerini gözeterek 12.08.2026 tarihli Uygulama Kararı'nda şunlara karar vermiştir: (1) Toplam alacak tutarı hakem marifetiyle tespit edildiği hâlde ıslah veya talep artırımına konu edilmeyen bakiye alacaklar için yapılacak yeni başvurularda sigorta kuruluşuna ön başvuru şartı aranacaktır; (2) başvuru tarihinde itiraz sınırının altında kalan bir değer üzerinden kısmi alacak davası niteliğinde yapılan ve talep edilmesine rağmen toplam alacak tutarı tespit ettirilmeden verilen hakem kararlarına karşı itiraz başvuruları kabul edilecektir; (3) hakem marifetiyle yapılan tespit sonucunda alacağın toplam tutarının itiraz sınırını aştığı açıkça anlaşılırsa, uyuşmazlık tutarı sınırın altında kalsa dahi itiraz başvuruları kabul edilecektir. Karar, anılan kanun değişikliklerinin yürürlüğe girdiği 31.07.2026 tarihinden itibaren yapılan tüm başvurularda uygulanır.
Kısmi başvuru bir feragat değildir. HMK m. 109/3 uyarınca, açıkça feragat edilmedikçe kısmi dava açılması talep konusunun geri kalan kısmından feragat anlamına gelmez. Ancak artırım hakkı "bir defaya mahsus" olduğundan, ilk talebin ve artırımın zamanlaması dikkatle planlanmalıdır.
Aynı kazadan doğan zararlar tek dosyada. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 09.04.2025 tarihli ve E. 2023/9773, K. 2025/5472 sayılı kararında; Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararının temyizinde, davacı vekilinin aynı kaza ve aynı maluliyete ilişkin zarar kalemleri için üç ayrı başvuru yaptığını, tek dosyayla talep edilebilecek alacaklar için ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedildiğini tespit etmiştir. Daire, gerçek zarar kalemleri belli olduktan sonra ikinci ve üçüncü kez başvuruda bulunmanın usul ekonomisine (HMK m. 30) ve dürüstlük kuralına (TMK m. 2) aykırı, mahkemeye erişim hakkının kötüye kullanılması kapsamında "yargısal taciz" niteliğinde değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, vekâlet ücreti yönünden yeniden değerlendirme yapılması için kararı bozmuştur. Karar maluliyet tazminatına ilişkindir; ancak aynı kazadan doğan hasar, değer kaybı ve diğer kalemlerin gereksiz yere bölünmemesi gerektiği yönünde genel bir uyarı niteliğindedir.
7. Vekâlet Ücreti: Başvurucu Vekili Lehine Maktu Ücretin Altına İnilemez
7.1. Beşte Bir Kuralı
Sigorta tahkiminde talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekâlet ücreti, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde (AAÜT) belirlenen vekâlet ücretinin beşte biridir (5684 s.K. m. 30/17). Yönetmelik m. 16/13, tarafların avukatla temsil edildiği hâllerde her iki taraf için de asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte birinin uygulanacağını düzenler. Bu Yönetmelik hükmünün iptali istemiyle açılan dava, Danıştay 10. Dairesi'nin 01.10.2020 tarihli ve E. 2016/422, K. 2020/3413 sayılı kararıyla reddedilmiş; karar Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 23.02.2022 tarihli ve E. 2021/786, K. 2022/579 sayılı kararıyla onanmıştır.
7.2. Maktu Ücret Sınırı
Beşte bir kuralı, başvurucu vekili lehine hükmedilecek ücretin AAÜT'deki maktu ücretin altına inmesine izin vermez. 04.11.2025 tarihli ve 33067 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2025-2026 AAÜT'nin 17. maddesinin ikinci fıkrasına göre Sigorta Tahkim Komisyonları vekâlet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla üçüncü kısma göre avukatlık ücretine hükmeder; talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir; hükmedilen vekâlet ücreti kabul veya reddedilen miktarı geçemez.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 14.01.2025 tarihli ve E. 2023/2455, K. 2025/599 sayılı kararında bu hükümleri birlikte değerlendirmiş ve davacı lehine vekâlet ücretinin, AAÜT'nin 13. ve 17. maddeleri gereğince "maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında" belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir. Daire, aynı kararda bu ölçünün üzerinde, yani fazla vekâlet ücretine hükmedilmesini de bozma sebebi saymıştır.
Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetleri de aynı yöntemi uygulamaktadır. Hakem Karar Dergisi Sayı 63'te yayımlanan 28.07.2025 tarihli ve 2025/İHK-75253 sayılı kararda, "davacı lehine maktu tutarın altına inilmemek kaydıyla 1/5 vekalet ücretine, davalı yararına ise hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında" vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği belirtilmiştir. Aynı dergideki 27.08.2025 tarihli ve 2025/İHK-84324 sayılı İtiraz Hakem Heyeti kararı ile Hakem Karar Dergisi Sayı 65'teki 06.01.2026 tarihli ve K-2025/574132 sayılı hakem kararında da başvuran lehine maktu tutar gözetilerek, sigorta kuruluşu lehine ise maktu tutar gözetilmeksizin beşte bir uygulanmıştır.
7.3. Uygulamada Ne Anlama Gelir?
2025-2026 AAÜT'ye göre asliye mahkemelerinde takip edilen davalar için maktu ücret 45.000 TL, üçüncü kısımda ilk 600.000 TL için nispi oran %16'dır. Buna göre, başvurunun tamamen kabul edildiği değer kaybı dosyalarında başvurucu vekili lehine hükmedilecek ücret şöyle hesaplanır:
| Kabul edilen tutar | Nispi ücret (%16) | Beşte biri | Hükmedilecek vekâlet ücreti |
|---|---|---|---|
| 40.000 TL | 6.400 TL | 1.280 TL | 40.000 TL (maktu ücret 45.000 TL'dir; ancak ücret kabul edilen miktarı geçemez) |
| 100.000 TL | 16.000 TL | 3.200 TL | 45.000 TL (maktu ücret) |
| 250.000 TL | 40.000 TL | 8.000 TL | 45.000 TL (maktu ücret) |
Bu hesaplamanın uygulamadaki karşılığı, Hakem Karar Dergisi Sayı 65'te yayımlanan 29.01.2026 tarihli ve K-2026/63617 sayılı kararda açıkça görülmektedir: Başvuru 15.000 TL değer kaybı ve 4.559,30 TL hasar bedeli olmak üzere toplam 19.559,30 TL üzerinden kabul edilmiş ve başvurucu vekili lehine, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre 19.559,30 TL avukatlık ücretine hükmedilmiştir. Maktu ücret kabul edilen tutardan yüksek olduğu için vekâlet ücreti, kabul edilen tutarın tamamına eşit olarak belirlenmiştir. Beşte bir kuralı uygulansaydı bu tutar yalnızca birkaç yüz lira olacaktı.
Görüldüğü gibi bu tutarlarda beşte bir hesabı maktu ücretin çok altında kaldığından, başvurucu vekili lehine fiilen maktu ücrete (kabul edilen tutarı aşmamak üzere) hükmedilir. Buna karşılık talebi reddedilen başvurucu aleyhine, sigorta şirketi vekili lehine hesaplanan ücretin beşte biri uygulanır.
Karşı tarafa yükletilen bu ücret, AAÜT m. 3/1 uyarınca avukata aittir; avukat ile müvekkil arasındaki ücret ilişkisi bundan bağımsızdır. Avukatlık ücretinin takdirinde hükmün verildiği tarihte yürürlükte olan Tarife esas alındığından (AAÜT m. 21), yeni bir AAÜT yayımlandığında sonraki kararlarda güncel maktu tutar uygulanacaktır.
7.4. Avukatsız Başvuruda Vekâlet Ücreti
HMK m. 323/1-ğ uyarınca vekâlet ücreti, vekille takip edilen davalarda yargılama gideri olarak takdir edilir. Bu nedenle kendisini avukatla temsil ettirmeyen başvurucu, haklı çıksa bile lehine vekâlet ücretine hükmedilmez; sigorta şirketinin aleyhine karar çıkması hâlinde katlanacağı yük asıl alacak, faiz ve yargılama giderleriyle sınırlı kalır. Avukatsız başvurucunun talebi reddedilirse ise, kendisini avukatla temsil ettiren sigorta şirketi lehine vekâlet ücretine hükmedilebilir (örneğin K-2025/342894).
7.5. Yargılama Giderleri
Komisyon, hakemlerin kararlarında HMK'daki ilgili hükümler çerçevesinde yargılama masraflarına da hükmedeceğini açıklamaktadır. Nitekim Hakem Karar Dergisi Sayı 65'te (Ocak-Mart 2026) yayımlanan 28.01.2026 tarihli ve K-2026/54218 sayılı hakem kararında başvuru sahibinin yaptığı başvuru ücreti, bilirkişi ücreti ve tebligat gideri toplamı 5.205,00 TL'nin; 29.01.2026 tarihli ve K-2026/63617 sayılı hakem kararında ise 1.200 TL başvuru ücreti, 55 TL tebligat gideri ve 2.750 TL bilirkişi ücretinden oluşan toplam 4.005,00 TL yargılama giderinin davalı sigorta şirketinden alınıp başvuru sahibine verilmesine hükmedilmiştir. Bu sonuç her dosyada otomatik değildir; talebin kabul oranına ve hakemin takdirine bağlıdır.
8. Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Karar Dergisi'nden Örnek Uygulamalar
Komisyonun kendi yayını olan Hakem Karar Dergisi'nde, 2025-2026 dönemine ait araç değer kaybı ve trafik sigortası uyuşmazlıklarına ilişkin hakem kararları yayımlanmıştır. Aşağıdaki kararlar, sürecin pratikte nasıl işlediğini göstermektedir:
| Karar | Konu | Hükmün özeti |
|---|---|---|
| K-2025/636551, 27.12.2025 (Dergi 64) | ZMMS, araç değer kaybı | Bilirkişi raporuna göre 2.000 TL değer kaybı belirlenmiş; sigorta şirketinin tahkim başvurusundan sonra yaptığı 11.000 TL ödeme zararı karşıladığından başvuru asıl alacak bakımından konusuz kalmıştır. |
| K-2025/574132, 06.01.2026 (Dergi 65) | İMM, araç değer kaybı | 257.000 TL değer kaybı tespit edilmiş; ZMS sigortacısının ödediği 87.659 TL ve İMM teminatından ödenen 127.341 TL düşüldükten sonra kalan 42.000 TL'nin 11.05.2025 tarihinden itibaren yasal faiziyle ödenmesine hükmedilmiştir. |
| K-2026/63617, 29.01.2026 (Dergi 65) | ZMMS, değer kaybı ve hasar | 15.000 TL değer kaybı ve 4.559,30 TL hasar bedelinin 11.06.2025 tarihinden itibaren yasal faiziyle ödenmesine; sigorta şirketinin ön başvuru ve usul itirazlarının reddine; 19.559,30 TL vekâlet ücreti ile 4.005 TL yargılama giderinin sigortacıya yükletilmesine karar verilmiştir. |
| 2026/İHK-22659, 17.03.2026 (Dergi 65) | İtiraz Hakem Heyeti, ZMMS | 40.000 TL değer kaybı ile 31.200 TL onarım bedeli toplamı 71.200 TL'nin 14.01.2026 tarihinden itibaren yasal faiziyle ödenmesine; ön başvuru şartının sağlandığına hükmedilmiştir. |
| K-2026/357560, 06.07.2026 (Dergi 67) | İMM, araç değer kaybı | Başvuru ilk aşamada 100 TL üzerinden yapılmış, bilirkişi raporu doğrultusunda 100.000 TL'ye ıslah edilmiştir. Sigorta şirketine 07.11.2025'te yapılan başvurunun tebliğini izleyen 15 gün sonrası olan 23.11.2025 temerrüt tarihi kabul edilmiştir. |
| K-2025/342894, 08.07.2025 (Dergi 63) | ZMMS, sürekli iş göremezlik | Başvuranın sigorta kuruluşuna usulüne uygun başvuru yapmadığı gerekçesiyle başvuru, dava şartı yokluğundan HMK m. 115/2 uyarınca usulden reddedilmiş; yargılama giderleri başvuran üzerinde bırakılmış ve sigorta şirketi lehine vekâlet ücretine hükmedilmiştir. |
Bu kararlardan çıkarılabilecek sonuçlar:
- Ön başvuru dava şartıdır. K-2025/342894'te görüldüğü gibi, sigorta kuruluşuna usulüne uygun başvuru yapılmamışsa uyuşmazlığın esasına girilmeden başvuru reddedilebilir. Karşıt örnekte (2026/İHK-22659) ise ön başvurunun usulüne uygun yapıldığı tespit edilmiş ve talep esastan incelenmiştir.
- Gerçek zarar bilirkişi raporuyla belirlenir. Değer kaybı kararlarında hakem, Komisyon bilirkişi listesindeki uzmandan alınan raporu esas alır; tutar, kaza öncesi ve onarım sonrası piyasa değeri farkına göre çok farklı çıkabilir (2.000 TL'den 257.000 TL'ye kadar).
- Tahkim başvurusundan sonra yapılan ödeme dosyayı konusuz bırakabilir. K-2025/636551 örneğinde olduğu gibi yargılama sırasında yapılan yeterli ödeme asıl alacağı konusuz bırakır; bu durumda yargılama giderlerinin kimde kalacağı hakemin takdirindedir.
- Başlangıç talebi düşük tutulup bilirkişi raporuna göre artırılabilir. 31.07.2026 öncesi başvurularda ıslah ve bedel artırımı uygulanmaktaydı (K-2026/357560: 100 TL'den 100.000 TL'ye); 7589 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 31.07.2026'dan sonra yapılan kısmi başvurularda ise HMK m. 109/4 uyarınca bir defaya mahsus talep artırımı hakkı kullanılmaktadır.
- Temerrüt tarihi dosyadaki belgelere göre belirlenir. Hakemler faiz başlangıcını sigortacıya yapılan başvurunun tarihine ve trafik sigortasında KTK m. 99'daki sekiz iş günü, İMM gibi ihtiyari sigortalarda TTK m. 1427'deki kırk beş günlük sürelere göre hesaplamaktadır; bu nedenle başvurunun tebliğ tarihinin ispatlanabilir olması önemlidir. Ayrıca 7589 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle değiştirilen 3095 sayılı Kanun m. 1 uyarınca, 31.07.2026'dan itibaren kanuni faiz Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden hesaplanmaktadır.
- Başvurucu vekili lehine maktu ücret uygulanır. İtiraz Hakem Heyeti kararlarında (2025/İHK-75253, 2025/İHK-84324) başvurucu vekili lehine vekâlet ücreti, kabul edilen tutarı aşmamak ve maktu ücretin altına inilmemek kaydıyla belirlenmekte; sigorta şirketi lehine ise beşte bir uygulanmaktadır. Bazı uyuşmazlık hakemi kararlarında beşte bir hiç uygulanmadan daha yüksek nispi ücrete hükmedildiği görülse de (örneğin K-2025/383457, 28.08.2025), Yargıtay 4. Hukuk Dairesi fazla vekâlet ücretine hükmedilmesini bozma sebebi saymaktadır (E. 2023/2455, K. 2025/599). Ayrıntı için Bölüm 7'ye bakınız.
9. Avukatsız Başvurunun Riskleri: Hak Kaybına Yol Açan Durumlar
Mevzuatta Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurunun avukatla yapılması zorunluluğu yoktur. Ancak bir başvurunun hukuken mümkün olması, sürecin kolay ya da risksiz olduğu anlamına gelmez. Tahkim yargılaması, mahkeme yargılamasının usul kurallarını (HMK) büyük ölçüde kıyasen uygulayan, duruşmasız ve yazılı yürüyen bir süreçtir (5684 s.K. m. 30/15, 30/23). Komisyon, tarafsızlık gereği başvuru sahibine hukuki görüş veya tavsiye vermediğini açıkça belirtmektedir. Yayımlanan hakem kararlarında ise sigorta şirketlerinin uyuşmazlıklarda vekille temsil edildiği görülmektedir. Yani başvurucu, karşısında profesyonel bir hukuki savunma bulunan bir yargılamayı tek başına yürütmek durumunda kalır.
Aşağıdaki durumların her biri, haklı bir değer kaybı talebinin kaybedilmesine veya eksik tahsil edilmesine yol açabilir:
1. Ön başvuru hatası başvurunun reddine yol açar. Sigortacıya usulüne uygun ön başvuru yapılmamışsa ya da yapıldığı ispatlanamıyorsa, uyuşmazlığın esasına hiç girilmeden başvuru dava şartı yokluğundan reddedilir. Hakem Karar Dergisi'nde yayımlanan K-2025/342894 sayılı kararda bu gerekçeyle verilen ret kararında yargılama giderleri başvurucu üzerinde bırakılmış, ayrıca sigorta şirketi lehine vekâlet ücretine hükmedilmiştir. Başvurucu hem zaman hem de para kaybetmiştir.
2. Eksik belge veya erken başvuru, ödenen ücretin yarısını yakar. Uyuşmazlığın çözümü için gerekli bilgi ve belgeler eksikse ya da SEDDK'nın 2026/02 sayılı Sirküleri kapsamında sigortacıya yüklenemeyecek nedenlerle henüz tamamlanmamış bir ekspertiz süreci varken başvuru yapılmışsa, başvuru değerlendirmeye alınmaz ve başvuru ücretinin yalnızca yarısı iade edilir (Yönetmelik m. 16/3, 16/5). Ödeme numarasının hatalı yazılması veya ücretin aynı gün 23.59'a kadar ödenmemesi hâlinde ise başvuru hiç işleme alınmaz. Sonradan eklenecek belgelerin e-posta ile gönderilmesi de kabul edilmez; yalnızca Komisyonun çevrim içi belge gönderim sistemi kullanılabilir.
3. Dilekçede istenmeyen hüküm altına alınmaz. Hakemler talep edilmeyen bir şey hakkında karar veremez; bu, kanunda temyiz sebepleri arasında sayılmıştır (5684 s.K. m. 30/12). Faiz türü, temerrüt tarihi, ticari araçlarda avans faizi, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti gibi kalemler başvuruda doğru biçimde talep edilmezse sonradan telafi edilemeyebilir. Hakemler faiz başlangıcını dosyadaki belgelere ve "taleple bağlılık" ilkesine göre belirlemektedir.
4. Talep artırımı yalnızca bir kez yapılabilir. 7589 sayılı Kanun sonrasında belirsiz alacak davası kaldırılmış, kısmi başvuruda talep artırımı bir defaya mahsus olarak düzenlenmiştir (HMK m. 109/4). Bilirkişi raporu doğrultusunda artırım zamanında ve doğru tutarla yapılmazsa, kalan alacak için Komisyonun 12.08.2026 tarihli Uygulama Kararı uyarınca sigortacıya yeniden ön başvuru yapılması gerekir. Bu da süreci baştan başlatmak demektir.
5. Başvuru değeri itiraz hakkını belirler. 35.000 TL'nin altındaki uyuşmazlıklarda hakem kararı kesindir; itiraz edilemez. Başvuru değerinin ve toplam alacağın tespiti talebinin nasıl kurulduğu, aleyhe bir karara karşı itiraz yolunun açık olup olmayacağını doğrudan etkiler.
6. Bilirkişi raporu denetlenmezse rapor esas alınır. Değer kaybının tutarı Komisyon bilirkişisinin raporuyla belirlenir ve hakemler bu rapora itibar eder. Rapordaki piyasa rayici, hasar kalemleri veya kusur oranı hataları, gerekçeli ve süresinde bir yazılı itirazla dosyaya girmedikçe karar bu rapora göre verilir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, çelişkili raporlar arasındaki farkın giderilmeden hüküm kurulmasını bozma sebebi saymaktadır (09.04.2025, E. 2023/9773, K. 2025/5472).
7. 10 günlük itiraz süresi kaçırılırsa veya itiraz usulüne uygun yapılmazsa karar kesinleşir. Hakem kararına karşı itiraz, kararın bildiriminden itibaren 10 gün içinde yapılmalıdır; Komisyon, süresinde yapılmayan itirazların hiçbir surette değerlendirmeye alınmayacağını belirtmektedir (5684 s.K. m. 30/12). İtiraz başvuru ücreti ve tebligat gideri de bu süre içinde eksiksiz yatırılmalıdır; süresinde veya usulüne uygun yapılmayan itirazlar reddedilir ve yatırılan ücretin yüzde doksanı iade edilir (İtiraz Nasıl Yapılır).
8. Zarar kalemlerini bölmek aleyhe sonuç doğurur. Aynı kazadan doğan hasar, değer kaybı ve diğer kalemler için ayrı ayrı başvuru yapılması, Yargıtay tarafından hakkın kötüye kullanılması niteliğinde "yargısal taciz" olarak değerlendirilebilmektedir (E. 2023/9773, K. 2025/5472).
9. Zamanaşımı geçerse hak tamamen kaybedilir. Değer kaybı talebi, zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlde kaza tarihinden itibaren on yıl içinde ileri sürülmelidir (KTK m. 109).
10. Vekâlet ücreti dengesi başvurucunun aleyhine işler. Avukatsız başvurucu haklı çıksa bile lehine vekâlet ücretine hükmedilmez (HMK m. 323/1-ğ); talebi reddedilirse ise vekille temsil edilen sigorta şirketi lehine vekâlet ücreti ödemek zorunda kalabilir. Avukatla temsil edilen başvurucu lehine ise başvuru kabul edildiğinde sigorta şirketi aleyhine, kabul edilen miktarı geçmemek üzere en az maktu vekâlet ücretine hükmedilir (AAÜT m. 17/2; bkz. Bölüm 7).
Özetle: Değer kaybı başvurusu tek bir form doldurmaktan ibaret değildir. Sigortacıya ön başvurudan karar sonrası itiraza kadar uzanan, her aşamasında kısa süreler ve şekil kuralları bulunan bir yargılamadır. Bu aşamalardan birindeki hata, haklı olunan bir alacağın tamamen kaybedilmesine veya masrafların başvurucuya kalmasına yol açabilir. Bu nedenle başvurunun, dosyayı en baştan doğru kurgulayacak bir avukat aracılığıyla yapılması hak kaybı riskini en aza indirir.
Avukatla başvuru yapılacaksa, vekâletnamenin HMK m. 74 uyarınca alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına veya doğrudan Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru için özel yetki içermesi gerekir. 5684 sayılı Kanun Ek m. 6'da sayılanlar dışındaki kişi ve kuruluşların (örneğin avukat olmayan hasar danışmanlık şirketlerinin) yetkilendirilmemesi gerekir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayın hukuki değerlendirmesi için ilgili belgelerle birlikte bir avukata danışılmalıdır.
Sık Sorulan Sorular
Araç değer kaybı için dava açmadan Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurabilir miyim?
Evet. Kusurlu aracın trafik sigortacısına başvuru yaptıktan ve 15 gün içinde cevap alamadıktan veya talebiniz karşılanmadıktan sonra (sigortacıya yüklenemeyecek nedenle devam eden bir ekspertiz süreci de yoksa), dava açmadan Komisyona başvurabilirsiniz (KTK m. 97, 5684 s.K. m. 30).
Değer kaybı için sigorta şirketine ayrı bir dilekçe vermek şart mıdır?
1 Temmuz 2026'da yürürlüğe giren Trafik Sigortası Genel Şartları değişikliği uyarınca, araç hasarı için başvuran hak sahibi değer kaybı talebinde de bulunmuş kabul edilir ve sigortacı hesapladığı tutarı nihai eksper raporunun kendisine ulaştığı tarihi takip eden iş günü içinde bildirmek zorundadır. Ancak yalnızca değer kaybı istenen dosyalarda ve temerrüt tarihini tereddütsüz ispatlamak için yazılı başvuru yapılması tavsiye edilir.
Tahkim başvurusu için avukat tutmak zorunlu mudur?
Hukuken zorunlu değildir; ancak tavsiye edilmez. Hakemler yalnızca dosyadaki evrak üzerinden karar verir ve Komisyon başvurucuya hukuki görüş vermez. Usulüne uygun yapılmayan ön başvuru, eksper raporu çıkmadan yapılan erken başvuru, eksik belge, doğru kurulmayan talep, bir defalık talep artırımının kaçırılması veya 10 günlük itiraz süresinin geçirilmesi, haklı olunsa bile alacağın kaybedilmesine ve masrafların başvurucuya kalmasına yol açabilir. Ayrıca avukatsız başvurucu lehine vekâlet ücretine hükmedilmez.
Sigorta tahkiminde başvurucu vekiline ne kadar vekâlet ücreti verilir?
Kanun ve Yönetmelik beşte bir kuralını öngörse de AAÜT m. 17/2 uyarınca başvurucu vekili lehine hükmedilecek ücret, asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücretin (2025-2026 AAÜT'ye göre 45.000 TL) altına inemez ve kabul edilen miktarı geçemez. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ve İtiraz Hakem Heyetleri bu yöntemi uygulamaktadır. Sigorta şirketi lehine ise hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir.
Tahkim başvurusunun maliyeti nedir?
16.07.2026 tarifesine göre başvuru ücreti uyuşmazlık tutarına göre 600 TL ile tutarın %1,8'i arasında değişir; buna 75 TL (KEP beyan edenler için) veya 325 TL tebligat gideri ve bilirkişi ücreti (değer kaybı için 1.880 TL) eklenir. Güncel tarife Komisyon duyurularından kontrol edilmelidir.
Tahkim kararı ne kadar sürede verilir?
Raportör ön incelemesi en geç 15 gün, hakem kararı ise görevlendirmeden itibaren en geç dört ay içinde verilir. Taraflar yazılı olarak muvafakat ederse bu süre uzatılabilir.
Tahkim kararına itiraz edilebilir mi?
Başvuru tarihindeki uyuşmazlık miktarı 35.000 TL ve üzerindeyse (2026 sınırı) veya hakemce tespit edilen toplam alacak bu sınırı aşıyorsa, kararın bildiriminden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus Komisyon nezdinde itiraz edilebilir. Başvuru tarihindeki güncel sınır Komisyon duyurularından teyit edilmelidir.
Değer kaybı talebinde zamanaşımı süresi ne kadardır?
Zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlde kaza tarihinden itibaren on yıldır (KTK m. 109).