Tüm Makalelere Dön

Terekenin Tespiti Davası Nedir? (Şartları, Süreci ve Emsal Kararlar)

24 Haziran 2026

📌 İlgili Rehber: Miras hukuku, yasal paylar ve davalar için Miras Hukuku Rehberi (2026) sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Miras hukuku, bir kişinin vefatı (muris) sonrasında malvarlığının (tereke) yasal veya atanmış mirasçılara geçişini düzenleyen oldukça kapsamlı bir hukuk dalıdır. Uygulamada en sık karşılaşılan sorunlardan biri, vefat eden kişinin malvarlığının tam olarak bilinmemesi veya bazı mirasçıların malvarlığını diğerlerinden gizleme çabasıdır. Bu noktada hak kaybını önlemek amacıyla kanun koyucu terekenin tespiti davasını (koruma önlemlerini) öngörmüştür.

Bu rehber makalemizde, terekenin tespiti davasının ne olduğunu, nasıl açıldığını, hangi mahkemede görüleceğini ve Yargıtay emsal kararları ışığında davanın hukuki niteliğini detaylıca ele alacağız.


1. Terekenin Tespiti (Mirasın Korunması) Nedir?

Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 589. maddesi uyarınca; mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hakimi, istem üzerine veya resen tereke mallarının korunması ve hak sahiplerine geçmesini sağlamak üzere gerekli olan bütün önlemleri alır. Bu önlemlerin en önemlilerinden biri terekenin tespiti ve defterinin tutulmasıdır.

Terekenin tespiti davası, özünde bir "eda" davası veya mülkiyetin tespiti davası değil; mirasbırakanın ölüm anındaki aktif (taşınmazlar, araçlar, banka hesapları, alacaklar) ve pasif (borçlar) malvarlığının resmi makamlarca belirlenerek kayıt altına alınmasını sağlayan tedbir mahiyetinde bir koruma önlemidir.

2. Terekenin Tespiti Davasını Kimler Açabilir?

Terekenin tespitini;

  • Yasal mirasçılar,
  • Atanmış mirasçılar,
  • Vasiyet alacaklıları talep edebilir.

Ayrıca kanun, bazı durumlarda sulh hukuk hakiminin bu önlemleri resen (kendiliğinden) almasını da emretmiştir. (Örneğin mirasçılardan birinin vesayet altına alınması gerekmesi, mirasçılardan birinin gaipliği veya mirasçılardan kimlerin olduğunun tam olarak bilinememesi gibi durumlarda).

3. Görevli ve Yetkili Mahkeme Neresidir?

  • Görevli Mahkeme: Terekenin tespiti ve korunması önlemlerinde görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir.
  • Yetkili Mahkeme: Kesin yetkili mahkeme ise mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir.

Mirasbırakanın son yerleşim yeri dışındaki bir mahkemeden talep edilemez. Yetki kuralı kesindir ve mahkemece resen gözetilir.

4. Terekenin Tespiti Davasının Hukuki Niteliği (Tedbir Olması)

Bu davanın en kritik özelliği, mülkiyet uyuşmazlıklarını çözen nihai bir dava olmamasıdır. Hakim, sadece ölüm anındaki durumu fotoğraflar ve kayıt altına alır. Eğer terekeye dahil olduğu iddia edilen bir mal, üçüncü bir kişinin elindeyse ve o kişi mülkiyet iddiasında bulunuyorsa, bu uyuşmazlık terekenin tespiti davasında çözülemez; ayrı bir istihkak, tapu iptal ve tescil veya tenkis davası açılması gerekir.

Yargıtay kararlarında da istikrarla vurgulandığı üzere, terekenin tespiti kararları nihai karar değil, tedbir kararı niteliğindedir. Bu nedenle bu kararlara karşı temyiz veya istinaf kanun yoluna başvurulamaz.


5. Konuyla İlgili Yargıtay Emsal Kararları

Yargıtay'ın yerleşik içtihatları, terekenin tespiti davasının sınırlarını ve niteliğini çok net bir şekilde çizmektedir. İşte konuyu aydınlatan bazı önemli emsal kararlar:

Kararın Temyiz Edilememesi ve Tedbir Niteliği

"Dava TMK'nın 589. maddesi uyarınca terekenin tespiti istemine ilişkindir. Sulh hakiminin terekenin tespitine dair verdiği karar nihai karar niteliğinde olmayıp tedbir niteliğinde olduğundan temyizi kabil değildir. Bu bakımdan terekenin tespitine yönelik temyizin reddine karar vermek gerekmiştir."
(Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E.2015/4855 K.2015/11901)

Mirasın Gizlenmesi İhtimalinde Defter Tutulması

"...diğer mirasçılar tarafından mirasın kaçırılması veya gizlenmesinin muhtemel olması nedeniyle terekenin tespitine ve tereke defterinin tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacının talebi TMK'nın 589. maddesi gereğince terekenin tedbir mahiyetindeki tespitine ilişkindir. Mahkemece TMK'nın 589. maddesi hükmü çerçevesinde terekenin tespiti ile birlikte koruma önlemlerinin alınması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir."
(Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E.2015/2243 K.2015/6979)

Malvarlığı Bulunmadığının Tespiti

"Davacı, 1960 tarihinde vefat eden dedesinin mal varlığının 1990 tarihinde vefat eden babasına intikal edip etmediğini bilmediğinden terekesinin tespitini talep etmiştir. Mahkemece terekeye dahil mal varlığı bulunmadığının tespitine karar verilmiştir... Terekenin tespiti kararları nihai hüküm niteliğinde olmayıp temyizi kabil bulunmadığından temyiz talebinin reddine karar verilmiştir."
(Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E.2013/13012 K.2014/982)


6. Sonuç ve Avukatın Rolü

Terekenin tespiti davası, miras paylaşım sürecinin sağlıklı yürümesi ve mirasçılardan mal kaçırılmasının önüne geçilmesi için atılması gereken ilk ve en stratejik adımdır. Özellikle banka hesaplarındaki paraların çekilmesi veya taşınır malların (araç, ziynet eşyası vb.) gizlenmesi riski varsa, zaman kaybetmeden sulh hukuk mahkemesine başvurularak tedbir mahiyetinde tespit yapılmalı ve kurumlara müzekkereler yazılmalıdır.

Miras hukuku davaları teknik bilgi ve hızlı aksiyon gerektiren süreçlerdir. Hak kaybına uğramamak, terekenin eksiksiz tespit edilmesini sağlamak ve sonrasındaki mirasın paylaştırılması (ortaklığın giderilmesi vs.) davalarını doğru kurgulamak için sürecin uzman bir miras avukatı aracılığıyla yürütülmesi büyük önem taşımaktadır.

Not: Bu makale bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir hukuki danışmanlık teşkil etmez. Her hukuki durum kendi şartları içinde değerlendirilmelidir.

İlgili araç: Yasal miras paylarının nasıl dağıldığını görmek için miras payı hesaplama aracını kullanabilirsiniz.

— Av. Mert Atış

Bu makaleyi paylaşmak ister misiniz?